Yozgat Bozok Üniversitesi akademisyenleri tarafından  “Köyde Okuma Etkinlikleri”nin 66’ncısı ve 67’ncisi de düzenlendi.
 Yozgat Bozok Üniversitesi (YOBÜ) akademisyenleri yeni yılda da köy ve kasaba okulları için yollarda olacaklarını gösterdiler. Eğitime destek niteliğindeki gönüllü olarak sürdürdükleri güzel ve örnek çalışmalarından “Köyde Okuma Etkinlikleri” programının 66’ncısını Boğazlıyan’ın Aşağı Sarıkaya Köyünde ve 67’ncisini de Yamaçlı Kasabasında gerçekleştiren akademisyenler, öğrencilerle yankıdan ilgilendiler ve öğretmenlerle bir araya gelerek öz bilgilerden oluşan söyleşiler yaptılar.
 YOBÜ Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın öncülük ettiği faaliyette Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Fevzi Polat, Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Şener Taplak ve Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Güngör Karakaş ile Doç. Dr. Gamze Pekbey de yer alarak bilgi ve deneyimleri ışığında yol gösterici bilgiler paylaştılar.
 Akademisyenlerin "Aşağı Sarıkaya'dan da Uluğ Bey çıkabilir", "Yamaçlı'dan da Aziz Sancar çıkabilir" ve "Ben de yaparım" başlıkları etrafında öğrencilerde özgüven artırıcı ve yüreklendirici atmosfer oluşturdular, "Okulda ve Çevrede Proje Çalışmaları" temalı sohbetleriyle öğretmenler için yararlı tüyolar verdiler.
 Ziyaret edilen Aşağı Sarıkaya İlkokulu, Yamaçlı İsmet İnönü İlkokulu, Yamaçlı Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu ve Yamaçlı Şehit Başkomiser Ramazan Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu öğrenci ve öğretmenleri için farklı bir gün yaşandığı gözlenen etkinliklerde akademisyenler, öğrenci ve okullar için çevrelerinden temin ettikleri kitap, dergi ve çeşitli materyallerden oluşan hediyeleri de verdiler.
 BİLİM VE AKLIN DOĞRU
 KULLANILMASI VURGULANDI
 Hem birleştirilmiş sınıflarda hem ilkokul düzeyindeki farklı sınıflarda hem de ortaokul düzeyindeki sınıflarda öğrencilerle yaptığı söyleşilerde yakın çevreden örneklerle sohbet açan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, bütün konuşmalarında öncü bilim insanlarına sözü getirip bilimsel çalışmaların öneminden ve öğrencilerin yapabileceği proje tabanlık etkinliklerden bahsetti. Yer yer şakacı bir dil kullanarak ortamı sıcak bir atmosferde tutmayı sağlayan Prof. Dr. Böyükata, öğrencilere sorular sordu, onlardan sorular aldı ve o sorular etrafında tartışılan konuları bir müddet derinleştirdi. İnsanlığın bilimsel bilgiyi üretmede deneysel, teorik ve hesaplamalı çalışmaları nasıl çoğalttığından, bilimin evrensel oluşundan, antik dönemlerden, Asya’da ve sonra Avrupa’da yaşanan değişimlerden, günümüzdeki endüstriyel gelişmelerden, hayalleri peşinde giden bilim insanlarından, yabancı dil bilmenin öneminden, bugünkü Türkiye’nin kuruluş sürecinde Çanakkale savaşlarındaki kayıplardan, iyi eğitilmiş insan ihtiyacından, öğrencilerin kendilerini nasıl daha iyi geliştirebileceklerinden ve bunların önemlerinden etkili örnekler verdi.
 Öğretmenlerle yapılan kısa sohbetlerde köy ve kasaba okullarının birer “butik okul” görünümünde olduğundan, her köy okulunun bir “Köy Koleji” gibi oluşundan da bahseden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, TÜBİTAK destek programları hakkında da bilgiler vererek neler yapılabileceğinden söz etti. Öğrenci projelerine danışmanlık yapılırken göz önünde tutulmasında fayda olacak teknikleri de anlattı.
 TEMEL TIP VE SAĞLIK 
ALANINDA FARKINDALIK 
OLUŞTU
 İlkokul ziyaretinden sonra ortaokul öğrencileriyle bir araya gelen Prof. Dr. Muhammet Fevzi Polat, yaptığı söyleşide üniversitelerin artık neredeyse herkesin ayağına geldiğini, böyle bir imkânın önemini, zamanla değişip gelişecek olsa dahi şimdiden hedefler koymanın gerekliliğini ve bu yönde adım atmalarını, meslek tercihleri ile ilgili konuları ele aldı. Kendi çalışma alanından da söz açan Prof. Dr. Polat, öğrencilerden gelen sorular çerçevesinde biyokimya ile ilgili yaşanan bazı zorluklardan bahsetti, araştırmacı bir zihne sahip olmak gerektiğinin önemine vurgu yaparak sorgulayıcı bir yaklaşımın araştırmacılar için değerinin altını çizdi. Prof. Dr. Polat, tercihlerinin ilerdeki yaşantılarını sürdürmede ve şekillendirmede ne denli önemli olduğu, ülkemizin her alanda ilerlemesi için fen bilimlerine öncelik verilmesi gerektiği, sağlığımıza ve vücudumuza bir emanet gibi özenli bakılması gerektiği, kötü alışkanlıklardan ve zararlı maddelerden uzak durulması gerektiği, bir defa denemekle bile çok şey olabileceği, beynimize zarar verecek her türlü madde ve düşüncelerden uzak durmak gerektiği, toplumsal, ailesel ve ayrıca bireysel görevlerimizi yerine getirmeye engel teşkil edecek durumlardan korunmak gerektiği gibi konular üzerinde de özenle durdu. Temel bilimler ile tıp ve sağlık alanının ilişkisini görmeye de katkı veren nitelikteki buluşmaların farkındalık oluşturacak düzeyde olduğu gözlendi. Böyle bir etkinlikte yer almaktan duyduğu memnuniyeti ifade edip, bu tür çalışmalara ilerde de destek olmak istediğini belirtti.
 Okul öncesi öğrenci grupları ve ilkokul öğrencileri ile sınıflarında etkileşimli çalışmalarda yer alarak katkı veren Doç. Dr. Ayşe Şener Taplak, “Çok faydalı, değer katan, kendi adıma güzel deneyimler kazandığım bir etkinlik oldu. Bizi misafir eden okul müdürleri ve öğretmenlerimize, ekipte birlikte çalıştığım hocalarıma ayrıca teşekkür ederim. Öğretirken öğrendiğimiz harika bir etkinlik oldu” dedi.
 TARIM VE ZİRAAT 
KONULARI İZ BIRAKTI
 Tarım ekonomisi ve sürdürülebilirlik konularında yaptığı çalışmaları ışığında ve deneyimleri çerçevesinde ele aldığı konuları zenginleştiren Doç. Dr. Güngör Karakaş yaptığı değerlendirmede “Köy okullarına gitmek, oradaki imkânları ve ortamları görmek ve öğrencilerle birlikte olmak benim açımdan çok değerliydi. Öğrencilerden gelen sorular harikaydı. Bir öğrencinin yaşadığı çevreyle ve hayvan yetiştiriciliği ile ilgili olarak ‘Ben nerenin otu iyidir, hayvanlar nerede sulanır, bu gibi şeyleri biliyorum’ demesi ve hayvancılık yapmaya yönelik düşüncelerini ifade edişi dikkat çekiciydi” dedi ve bu etkinlikte yer almak üzere davet edilmekten duyduğu memnuniyeti ifade ettikten sonra üniversitelerin araştırma geliştirme ve öğretim faaliyetleri kadar toplumsal katkı rollerinin de önemli olduğunu sözlerine ekledi.
 Farklı sınıf düzeylerinden öğrenci grupları ile yaptığı söyleşilerde Doç. Dr. Gamze Pekbey, tarım, doğa ve çevre ile etkileşimi yüksek olan, rolü önemli olan ve kırsal kesimde herkesin çok sık ve rahat görebileceği böcek türlerinden örnekler gösterdi. Üniversiteden getirdiği gerçek böcek örneklerini yakından inceleyen çocukların meraklı soruları doyumsuz sohbetler açtı. Yapılan etkinliklerin ne denli önemli olduğuna değinerek yaptığı değerlendirmesine Doç. Dr. Gamze Pekbey, “Bu etkinliğin mimarı olan hocamıza ve katkı sağlayan tüm hocalarıma teşekkür ederim. Gönlünüze, emeğinize sağlık. O minicik kalplerdeki heyecana, gözlerdeki meraka ve kitapları alırkenki sevince şahit olmak paha biçilemezdi. Bu benim için de bambaşka bir deneyim oldu” dedi.
 SİNERJİ KAYNAĞI
 Aynı anda birden fazla akademisyenin bir okulu ziyaret etmesinin çok daha farklı bir atmosfer oluşturduğu gözlenen etkinliklerin, gidilen okullarda sinerji doğurduğu görüldü. Okul öğretmenleri ve idarecileri de öğrenciler kadar heyecan duyuyorlardı.
 Aşağı Sarıkaya İlkokulu Öğretmeni Bilge Beyza Yalçın ve Okul Öncesi Öğretmeni Emine Aydoğan, akademisyenlere sobada pişirilmiş çay ikram ettiler, kısa sohbetlerinde okullarında düzenlenen böylesi bir etkinliğin çocuklar açısından doğurduğu sevince ilişkin memnuniyetlerini ifade ettiler.
 Yamaçlı Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu Görsel Sanatlar Öğretmeni Naim Özaydın, düşüncelerini paylaşırken; yapılan bilgilendirmeler ve öğrencilerle kurulan samimi diyalogların faydalı oluşuna değindi. Öğrencilerin bilimle uğraşan insanlarla görüşmelerinin geleceklerine katkı sunacağından ve onlara ışık olacağından siz etti. Öğrencilerin de bilimle uğraşmaya heveslenip ilerde bilime katkı sağlayan birer Türk ferdi olacaklarına olan inancını ifade etti. Ayrıca TÜBİTAK çalışmaları için yapılan konuşmaların hem öğrenciler hem de öğretmenler tarafından karşılık bulacağını da vurguladı.
Yamaçlı Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu ve Yamaçlı Şehit Başkomiser Ramazan Yılmaz İHO Müdürü Hüseyin Coşkun, öğretmen ve öğrencilerle kısada olsa yapılan görüşmelerin memnuniyet verici olduğun belirterek “Üniversitelerde akademik kariyerlerinin son basamağına varmış büyüklerimizi okul ortamında görmek gerçekten heyecan vericiydi. Sıcak sohbetleri, ekip olarak yakın ilgileri ve sembolik de olsa dağıttıkları hediye kitaplar takdire şayandı. Soğuk kış gününde, sabahın erken vaktinde yola çıkıp beldemizi ve özellikle belde okullarımızı ziyaret etmiş olmaları çok değerlidir ve yüksek bir fedakârlıktır” dedi.
Etkinliklerin koordinasyonunda öncülük eden Yamaçlı İsmet İnönü İlkokulu Müdürü Nurullah Kuru yaptığı değerlendirmesinde “Çocuklarımızın hayallerinde yeni ufuklar aralayan; geleceğin araştıran, inceleyen, sorgulayan ve en önemlisi kendini gerçekleştiren bireyler olmalarını destekleyen bu çalışmalar öğrencilerimize yaşamları boyunca yol gösterecektir. Böylesi çalışmaların daha çok öğrenciye ulaşmasını dilerim” dedi ve sözlerine bu etkinlikler için özverili çaba sergileyen Prof. Dr. Mustafa Böyükata ile ekipte yer alan bütün akademisyenlere teşekkür etti.    
                             HABER MERKEZİ

Editör: Hakimiyet Gazetesi