İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’de son dönemde yaşanan yağış artışlarının kuraklık gerçeğini değiştirmediğini belirterek dikkat çeken uyarılarda bulundu. Nisan 2024’ten bu yana özellikle Trakya, Marmara’nın batısı ve İç Anadolu’da kuraklığın yapısal bir sorun haline geldiğini vurgulayan Kadıoğlu, kısa süreli yağışların tabloyu yanıltabileceğini ifade etti. Standartlaştırılmış Yağış Endeksi (SPI) verilerine göre son üç ayda kısmi iyileşme görülse de, 24 aylık değerlendirmelerde su açığının ciddi boyutlara ulaştığı görülüyor. Uzmanlara göre bu durum, yalnızca meteorolojik bir dalgalanma değil, uzun vadeli bir iklim baskısına işaret ediyor.
24 Aylık Veriler Gerçek Tabloyu Gösteriyor
Uzmanlara göre kuraklığı anlamada en kritik veri kısa dönemli yağışlar değil, uzun vadeli ölçümler. Mikdat Kadıoğlu bu noktada özellikle 24 aylık yağış endeksine dikkat çekiyor. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ gibi Trakya illeri “olağanüstü kurak” sınıfında yer alırken, İstanbul’un Avrupa Yakası’nda da benzer bir baskı hissediliyor. İç Anadolu’da ise Ankara çevresi, Eskişehir, Kütahya ve Bilecik hattı yeraltı suyu açısından kritik eşik olarak değerlendiriliyor. Baraj doluluk oranlarında zaman zaman artış görülse de uzmanlar bunun kalıcı bir toparlanma anlamına gelmediğini, su yönetiminde uzun vadeli planlamanın zorunlu olduğunu ifade ediyor.
Zirai Don ve Kuraklık Birleşince Risk Artıyor
Türkiye’nin tarımsal üretimi, son dönemde yalnızca kuraklıkla değil aynı zamanda zirai don olaylarıyla da karşı karşıya kaldı. Nisan ayında yaşanan ani soğuk hava dalgası, birçok bölgede meyve ve tarla ürünlerine zarar verdi. Kurak toprak yapısı nedeniyle bitkilerin soğuğa karşı daha savunmasız kaldığı belirtilirken, üzüm, zeytin, fındık ve şeker pancarı gibi ürünlerde ciddi kayıplar yaşandığı ifade ediliyor. Uzmanlar, özellikle İç Batı Anadolu kuşağının hem kuraklık hem de don açısından en kırılgan bölge olduğuna dikkat çekiyor. Bu ikili etki, tarımsal üretimde verim düşüşünü daha da artırıyor.
Uzmanlardan Su Yönetimi ve Tarım İçin Kritik Çağrı
Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’nin artık iklim değişikliğini geçici bir durum olarak değil, “yeni normal” olarak değerlendirmesi gerektiğini söylüyor. Uzmanlara göre su yönetimi politikalarının yeniden ele alınması, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve tarım sigortalarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve su kaynaklarının bölgesel değil ulusal planlama ile yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde kısa süreli yağışların oluşturduğu geçici iyileşmelerin, uzun vadeli kuraklık riskini gizleyerek daha büyük sorunlara yol açabileceği belirtiliyor.




