Projenin mimarlarından, köyün eski muhtarı Hüseyin Ünal, her şeyin dönemin Kaymakamı İsmail Şanlı ile yapılan bir toplantıda başladığını anlattı. Kaymakamın "Ne yaparsınız?" sorusu, köyün kaderini değiştiren ilk adım oldu.
"Projeye 2009'da başladık. Kaymakam Bey bir toplantı yaptı. 'Ne yaparsınız?' dedi. 'Kuru tarım yapıyoruz, arpa, buğday ekiyoruz' dedik. 'Size bir getirisi oluyor mu?' diye sordu. 'Hayır, her sene bir dana satıp mazot paramızı karşılıyoruz' dedim. Kaymakam Bey, 'O zaman bir proje yapalım, arazileri toplulaştıralım. Küçük ölçekli üretim zarar etmez' dedi. 35 muhtarın olduğu toplantıda söz aldım ve 'Ben bunu yaparım' dedim."
Göç veren köy, üretim üssüne dönüştü
Ünal, o dönem yaklaşık bin 200-bin 300 nüfuslu Kabalı'nın hızla kan kaybettiğini belirterek, köylüleri projeye ikna etmenin kolay olmadığını ifade etti.

"Köyümüz büyüktü ama hep göç veriyorduk. İstanbul'a, Ankara'ya insanlar gidiyordu. 'Neden gidelim, toprağımız var' dedim. Tarlaların çoğu boş duruyordu. Önce yüzde 70 oranında muvafakat aldım, sonra diğerleri de projeye dahil oldu."
Kaymakamlığın desteğiyle bir aile şirketi kurduklarını, ardından uzun yıllar kooperatif başkanlığı yaptığını kaydeden Ünal, köyün toplam 10 bin 540 dönüm arazisinin projeyle yeniden hayata döndüğünü söyledi. İlk etapta 5 bin 640 dönüm arazi meyveciliğe kazandırıldı. Ünal, "Kâğıt üzerinde kolay görünüyordu ama uygulamada çok zorlandık. İhaleler yapıldı, çalışmalar başladı" diye konuştu.
"Varlık barıştırır, yokluk dövüştürür"
Projenin Kabalı'daki ekonomik ve sosyal yapıyı kökünden değiştirdiğini vurgulayan Ünal, bugün gelinen noktayı şu sözlerle özetledi:

"İnsanların refah seviyesi yükseldi. Kabalı Köyü'nde işsizlik sorunu çözüldü. 15 yaşından büyük gençlerimiz hasat döneminde gelip çalışıyor. Öğrencilerimiz okullar tatil olunca burada çalışıyor. Kızlarımız kendi çeyizlerini alıyor, gençlerimiz evlenebiliyor. Köyümüzde sosyal hayat da canlandı."
Ekonomik kalkınmanın sosyal huzuru da beraberinde getirdiğine dikkat çeken Ünal, projenin diğer köylere örnek olmasını temenni ederek şunları söyledi: "Varlık barıştırır, yokluk dövüştürür. 2010'dan beri köyümde boşanma dilekçesi verildiğini pek görmedim. Kavga yok, gürültü yok. Sabah çocuklarını okula gönderen herkes işe geliyor. Bu bölgede her köyde böyle projeler olsun."

Bir zamanlar boş tarlalar ve giden gençlerle anılan Kabalı, bugün kendi kendine yeten, dışarıya işçi vermek yerine dışarıdan işçi getiren bir köy konumuna yükseldi. Projede emeği geçenlere teşekkür eden köy sakinleri, meyveciliğin getirdiği refahla geleceğe umutla bakıyor.





