Prof. Dr. Naci Görür, son sarsıntıların ardından yaptığı değerlendirmede, küçük depremlerden yola çıkarak büyük bir depremin hemen gerçekleşeceği sonucuna varılamayacağını belirtti.
Marmara’da özellikle Adalar ve Kumburgaz çevresindeki faylara dikkat çeken Görür, bölgedeki hareketliliğin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Marmara’da Peş Peşe Küçük Depremler
İstanbul ve Marmara’da gece boyunca çok sayıda küçük çaplı deprem kaydedildi. Yaşanan hareketlilik vatandaşlarda endişeye neden olurken, gözler uzmanların değerlendirmelerine çevrildi.
Prof. Dr. Naci Görür, Marmara’daki bu tür küçük depremlerin olağan bir durum olduğunu belirterek, “Küçük deprem oldu, büyük deprem geliyor” şeklinde doğrudan bir çıkarım yapılamayacağını ifade etti.
Görür'e göre ana fay üzerinde biriken gerilim zaman zaman fayın küçük bölümlerinde hareketlere neden olabiliyor. Bu hareketler de küçük depremler şeklinde kendini gösterebiliyor.
Kumburgaz Fayı İçin Kritik Uyarı
Marmara’daki fay sisteminin üç ana bölümden oluştuğunu belirten Görür, bunları Adalar Fayı, Kumburgaz Fayı ve Tekirdağ Fayı olarak sıraladı.
Özellikle Kumburgaz Fayı'nın durumuna dikkat çeken Görür, bu fayın kilitli olduğunu belirtti. Fayın kırılması durumunda ise 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem meydana gelebileceğini söyledi.
Ancak uzman isim, bunun ne zaman gerçekleşeceğinin mevcut bilgilerle kesin olarak söylenemeyeceğinin de altını çizdi.
Küçük Depremler Neden Meydana Geliyor?
Görür, küçük depremlerin yalnızca tek bir nedene bağlanamayacağını belirtiyor.
Ana fay üzerinde gerilimin birikmesiyle fayın küçük bölümlerinde meydana gelen hareketler küçük sarsıntılara yol açabiliyor. Bunun yanı sıra Marmara'nın farklı bölgelerinde doğal gaz çıkışları gibi jeolojik süreçlerin de küçük depremlerle ilişkili olabileceği ifade ediliyor.
Bu nedenle meydana gelen her küçük sarsıntının büyük depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Kandilli'den 117 Deprem Açıklaması
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün verilerine göre, 18 Ağustos saat 06.00 ile 20 Ağustos saat 13.00 arasında İstanbul Adalar'ın güneyinde yaklaşık 20 kilometre yarıçaplı alanda büyüklükleri 0,7 ile 3,1 arasında değişen 117 deprem kaydedildi.
19-20 Ağustos döneminde ise bölgede toplam 32 deprem meydana geldi. Bu sarsıntıların en büyüğü 19 Ağustos saat 17.43'te 3,2 büyüklüğünde kaydedildi. Depremin yaklaşık 7 kilometre derinlikte gerçekleştiği bildirildi.
Bölgede kaydedilen diğer dikkat çeken sarsıntılar arasında 20 Ağustos'ta meydana gelen 2,9 büyüklüğündeki deprem ile 2,8, 2,6 ve 2,5 büyüklüğündeki çeşitli sarsıntılar yer aldı.
“Paniğe Yol Açacak Değerlendirmelerden Kaçınılmalı”
Prof. Dr. Naci Görür, yaşanan hareketlilik sonrasında vatandaşların paniğe sürüklenmemesi gerektiğini vurguladı.
Küçük depremlerin tek başına büyük bir depremin hemen meydana geleceğini göstermediğini belirten Görür, buna karşın Marmara'daki deprem riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

İstanbul Depreme Nasıl Hazırlanmalı?
Görür, İstanbul'un yalnızca bina dönüşümüyle depreme hazırlanamayacağını belirterek “deprem dirençli kent” anlayışının benimsenmesi gerektiğini savundu.
Bu kapsamda yapı stokunun yanı sıra halkın, yönetimin, altyapının, çevrenin ve ekonomik sistemin de olası bir depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Görür'e göre amaç, depremi engellemek değil; deprem meydana geldiğinde can ve mal kaybını mümkün olduğunca azaltacak dirençli şehirler oluşturmak.





