Kişiselleştirilmiş mRNA teknolojisinin kanserle mücadelede yeni bir çığır açtığını belirten Demirer, geliştirilen aşıların radyoterapi ve kemoterapi ihtiyacını geri plana itebilecek güce ulaştığını vurguladı.

"Kanserlerin Kraliçesi" Melanoma'da Büyük Başarı

Demirer, Moderna ve Merck firmalarının ortak çalışmasıyla geliştirilen ve Intismeran adı verilen mRNA aşısının immünoterapi (kontrol noktası inhibitörleri) ile birlikte uygulandığında tarihi bir başarıya imza attığını belirtti. Söz konusu tedavinin, "kanserlerin kraliçesi" olarak bilinen ve oldukça agresif seyreden cilt kanseri türü melanoma’da hem nüks oranlarını önemli ölçüde düşürdüğünü hem de hastaların yaşam sürelerini belirgin şekilde uzattığını ifade etti.

Radyoterapi ve Kemoterapinin Yerini Alabilir

Vücudun kendi bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı harekete geçiren mRNA aşılarının tedavi süreçlerinde devrim niteliğinde bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Taner Demirer, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kanser hücrelerine karşı vücudun bağışıklık sistemini kamçılayan m-RNA aşıları, kanser tedavisinde radyoterapiyi ve kemoterapiyi geri plana atabilecek önemli bir kırılma noktası oluşturuyor."

Diğer Kanser Türleri İçin Çalışmalar Sürüyor

mRNA teknolojisine dayalı aşı çalışmalarının sadece cilt kanseriyle sınırlı kalmadığını belirten Demirer; akciğer, mesane, böbrek ve meme kanseri gibi yaygın görülen türlerde de klinik denemelerin ve bilimsel araştırmaların hız kesmeden devam ettiğini müjdeledi.

Kaynak: Haber Merkezi