Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, faiz kararının ardından yaptığı yazılı açıklamada, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak, sürecin tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğunda yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
"Enflasyonla mücadelede ortak sorumluluk ve eşgüdüm şart"
Uğurlu, TCMB'nin beklentilere paralel bir karar aldığını belirterek, faiz indirimi için piyasanın gözünün eylül-ekim dönemine çevrildiğini ifade etti. Uğurlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Enflasyonla mücadelenin kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyla kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte para politikasında oluşacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesini bekliyoruz."
Üretim ve ihracat için finansman kanalları desteklenmeli
İhracatçıların finansmana erişiminin güçlendirilmesine yönelik beklentilerini de dile getiren Uğurlu, Eximbank kaynaklarının artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin kullandırılması gerektiğini kaydetti. Uğurlu, "İhracatçı firmalara yönelik kredi kullandırım sınırlamalarının gözden geçirilmesi, ticari krediye erişimin kolaylaştırılması üretim, yatırım ve ihracatımıza önemli katkı sağlayacaktır" dedi.
Uğurlu, enflasyon kalıcı şekilde kontrol altına alınmadan üretimde, ihracatta ve sanayide yeniden güçlü bir rekabet gücü yakalamanın kolay görünmediğini belirterek, şöyle konuştu:
"Fiyat istikrarı; yatırımın, öngörülebilirliğin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli temellerinden birini oluşturuyor. Enflasyonun kalıcı olarak düşmesiyle birlikte üretim gücümüzün artacağına, ihracatımızın yeniden daha rekabetçi bir konuma ulaşacağına ve ülkemizin ekonomik potansiyelini çok daha güçlü şekilde ortaya koyacağına inanıyorum."
Sanayicinin kazancının yüzde 87'si finansman giderlerine gidiyor
Yüksek finansman maliyetlerinin reel sektör üzerindeki etkilerine dikkat çeken Uğurlu, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verilerine atıfta bulundu. Verilere göre sanayicinin oluşturduğu faaliyet kârının yaklaşık yüzde 87'si finansman giderlerine ayrılıyor. Uğurlu, bu tablonun işletmelerin yatırım, üretim ve teknolojiye ayırabileceği kaynakların büyük bölümünün finansman maliyetleri tarafından eritildiğini somut şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.
Küresel rekabette finansmana erişim kritik önemde
Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığı ve uluslararası rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde, yüksek finansman maliyetlerinin işletme sermayesini ve yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini vurgulayan Uğurlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"İhracatçılarımız mevcut küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Bu başarının sürdürülebilmesi için enflasyonun kalıcı şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla uygulanması büyük önem taşıyor."
Uğurlu, fiyat istikrarı ile üretim ve ihracatı destekleyen politikaların birlikte yürütülmesinin, para politikasında başlayacak normalleşme sürecini yatırım ve üretimi destekleyen bir zemine dönüştüreceğine inandığını sözlerine ekledi.





