Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinden yararlanan ancak farklı sigorta statülerinde prim ödemesi bulunan vatandaşlar için emeklilik hesaplamalarına ilişkin önemli bilgiler paylaşıldı.
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Nergis Şimşek, köşe yazısında SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nda hizmeti bulunan sigortalıların hangi statüden emekli olacağını belirleyen kuralları örneklerle anlattı.

Son 7 Yıllık Prim Süresi Belirleyici Oluyor
Ekim 2008 öncesinde sigorta girişi bulunan kişilerde emeklilik statüsü belirlenirken, son yedi yıllık fiili hizmet süresi (2 bin 520 gün) esas alınıyor.
Bu süre içerisinde en fazla hangi sigorta koluna prim ödenmişse emeklilik işlemleri de o statü üzerinden yürütülüyor.

SSK'ya Geçiş Emeklilik Şartlarını Değiştirebiliyor
Örnekte yer alan bir sigortalının son dönemde Bağ-Kur kapsamında daha fazla primi bulunduğu için mevcut şartlarda 9 bin prim gününü tamamlaması ya da yaş şartını beklemesi gerekiyor.
Ancak kişinin en az bin 260 gün (3,5 yıl) SSK kapsamında çalışması halinde emeklilik şartları SSK hükümlerine göre yeniden değerlendirilebiliyor.
Doğum Borçlanmasıyla Prim Tamamlama İmkanı
Eksik prim günü bulunan kadın sigortalılar için doğum borçlanması önemli avantajlar sunuyor.
Doğum sonrasında çalışılmayan sürelerin belirli şartlarla borçlanılabilmesi sayesinde eksik prim günleri tamamlanabiliyor. Böylece emeklilik için gerekli prim şartına daha erken ulaşılabiliyor.
İsteğe Bağlı Sigortada Kritik Ayrıntı
Uzmanlar, eksik primlerini isteğe bağlı sigorta ile tamamlamayı planlayanların dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.
Çünkü isteğe bağlı ödenen primler Bağ-Kur kapsamında değerlendiriliyor. Bu durum, SSK üzerinden emekli olmayı planlayan sigortalıların emeklilik statüsünü etkileyebiliyor.
Bu nedenle SSK şartlarından yararlanmak isteyenlerin, son bin 260 günlük prim ödemesini 4/a (SSK) kapsamında tamamlamasının önem taşıdığı ifade ediliyor.





