Küresel emtia piyasalarında gözler, altın ve gümüş fiyatlarının önümüzdeki dönemdeki rotasını çizecek olan kritik verilere kilitlendi. Ağustos ayında başlayan toparlanma eğiliminin ardından, geçtiğimiz hafta yaşanan kâr satışlarıyla birlikte sınırlı bir geri çekilme kaydedildi. Haftalık bazda ons altının fiyatı yüzde 0,4, gümüş ise yüzde 0,2 oranında değer kaybederken, analistler piyasalardaki mevcut yatay dengenin uzun sürmeyeceğini belirtiyor. Yatırımcıların bu hafta açıklanacak ABD tüketici enflasyonu (TÜFE) verilerine odaklanması, her iki değerli metalde de yön arayışının son bulacağı sert hareketlerin kapısını aralıyor.

ABD ENFLASYON VERİSİ ÖNCESİ ALTINDA TAKİP EDİLEN KRİTİK DESTEK VE DİRENÇ SEVİYELERİ

Bir süredir ons başına 4.250 ila 4.530 dolar aralığında sıkışan altın fiyatları için kırılma anı yaklaşıyor. FXEmpire analistlerinin teknik incelemelerine göre, 4.530 dolarlık kritik direnç eşiğinin aşılması durumunda yükseliş hareketi ivme kazanabilir. Böyle bir yükseliş senaryosunda ons altının orta vadede 5 bin dolar seviyesini yeniden test etmesi sürpriz olmayacaktır. Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.250 dolar seviyesi en güçlü destek olarak öne çıkıyor. Bu hayati desteğin kırılması halinde ise satış baskısının derinleşerek fiyatları 4 bin dolar sınırına kadar çekme riski bulunuyor. Sınırlı dalgalanmaların yaşandığı kısa vadeli işlemlerde ise altının önündeki ilk direnç bariyeri 4.480 - 4.500 dolar bölgesi olarak izleniyor. Altın son denemelerinde bu direnç seviyesinin üzerinde kalıcı bir tutunma gerçekleştirmeyi başaramadı.

Faiz artış beklentilerinin yarattığı baskıya rağmen altındaki sert düşüşleri engelleyen en büyük itici güç ise küresel merkez bankalarının kesintisiz fiziki alımları oluyor. Dünya Altın Konseyi tarafından açıklanan verilere göre, merkez bankaları sadece temmuz ayında rezervlerine net 23 ton altın ekledi. Böylece yılın ilk yedi ayındaki toplam net alım hacmi yaklaşık 130 tona ulaştı. Çin Merkez Bankası’nın alım serisi de kesintisiz 21 aya ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Merkez bankalarının ikinci çeyrekteki toplam altın talebi ise yıllık bazda yüzde 62 oranında rekor bir artış göstererek 289 tona ulaştı. Bu güçlü kurumsal talep, altın fiyatlarının alt sınırını adeta betonlaştırıyor.

GÜMÜŞTE 72 DOLAR EŞİĞİ VE SANAYİ ODAKLI RİSK FAKTÖRLERİ

Gümüş fiyatları yeni haftaya 66 dolar civarında dengelenerek başlarken, gümüş yatırımcıları için de oldukça kritik seviyeler radarda bulunuyor. Teknik analizlere göre gümüşün yukarı yönlü yeni bir ralli başlatabilmesi için 72 dolarlık güçlü direnç noktasını aşması gerekiyor. Bu bariyerin kalıcı olarak geçilmesi durumunda yükseliş trendinin hızlanarak fiyatları 89-90 dolar bölgesine taşıması öngörülüyor. Olası geri çekilmelerde ise ilk etapta 64 dolar, ardından da 60 dolarlık psikolojik destek seviyeleri takip ediliyor. Fiyatların 64 doların altına sarkması 60 dolara gidişi hızlandırabilir. Eğer 60 dolarlık ana destek de kaybedilirse gümüşün 50-55 dolar bandına kadar gerileyeceği yeni bir satış dalgası tetiklenebilir. Ancak fiyatın 60 dolar sınırının üzerinde kalması, orta vadeli yükseliş umutlarının diri kaldığını gösteriyor.

Gümüşün piyasa görünümünü altından ayıran en temel unsur, bu metalin sanayi sektöründe çok yoğun bir şekilde ham madde olarak kullanılmasıdır. ABD ve İran arasındaki gerilimin petrol fiyatlarını uzun süre yüksek seviyelerde tutması, küresel ekonomik büyüme üzerinde bir yavaşlama dalgası yaratabilir. Sanayi üretimindeki olası bir durgunluk, endüstriyel gümüş talebini doğrudan olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla gümüş fiyatları sadece Fed kararlarına, tahvil getirilerine ve dolara değil, aynı zamanda küresel büyüme projeksiyonlarına da aşırı derecede duyarlılık gösteriyor.

FED FAİZ BEKLENTİLERİ VE ABD ENFLASYONUNUN PİYASALARA ETKİSİ

Değerli metaller üzerindeki fiyatlama baskısı iki zıt kuvvetin çatışmasından besleniyor. ABD'den gelen güçlü istihdam rakamları, Fed'in faizleri yüksek tutacağı veya yeni bir faiz artışına gidebileceği endişelerini canlı tutuyor. Şu an için piyasalar yeni bir faiz artışı ihtimalini yüzde 50 seviyesinde fiyatlıyor. Bu beklenti ABD tahvil getirilerini ve dolar endeksini yukarı taşıyarak, faiz getirisi sunmayan altın ve gümüş üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Diğer taraftan, Ortadoğu'da tırmanan jeopolitik gerginlikler güvenli liman arayışını destekleyerek fiyatları aşağı yönlü kırılmalardan koruyor.

Bu hassas dengenin hangi yöne kırılacağını ise bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri netleştirecek. Beklentileri aşan yüksek bir enflasyon verisi gelmesi durumunda, Fed'in faiz artırım ihtimali güçlenecek ve bu da altın ile gümüşte yeni bir satış dalgasını tetikleyecektir. Beklentilerin altında, daha yumuşak bir enflasyon tablosunun ortaya çıkması ise faiz endişelerini rafa kaldırarak değerli metallere aradığı güçlü yükseliş alanını sunacaktır.

Muhabir: Haber Merkezi