Çarşıda, pazarda, markette, kira ve ulaşımda karşı karşıya kaldığımız gerçek enflasyon, açıklanan resmi rakamların çok üzerindedir diyen Taşkın, elektrik, doğalgaz, kira, ulaşım, gıda, eğitim ve sağlık giderleri karşısında memur ve memur emeklilerinin gelirlerinin eridiğini ve yoksulluk sınırının altındaki gelirle yaşam mücadelesi verildiğine dikkat çekerek; dört kişilik bir ailenin açlık sınırının aylık bazda 36 bin 939 lira, yoksulluk sınırının ise 120 bin 325 liraya çıktığının altını çizerek memur emeklisinin açlık sınırının, aktif memurun ise yoksulluk sınırının altında kalan maaşlar aldıklarını ve bununla geçim sıkıntısını en derinden yaşadıklarına dikkat çekti.

Memur ve Memur Emeklileri Eriyor

İTO’nun öncü veri kabul edilen İstanbul enflasyonu %2.06, yıllık enflasyonu ise %35.20 olarak gerçekleşti. ENAG’ın2026 temmuz ayı verisi %3,07, yıllık %50,49açıklandı. TÜİK ise aylık bazda %1,78, yıllık bazda da %31,75 olarak açıkladı. Buna rağmen resmi verilerin enflasyonun biraz gerilediğini gösterse de dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin cebine yansımadığını ifade eden Taşkın, enflasyonun gerilediğine dair göstergenin kağıt üzerinde kaldığını ve gerçek hayata yansımadığını belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “2026 temmuz ayında memur ve memur emeklilerine Toplu Sözleşme zammı olarak %7 zam yapıldı. Altı aylık enflasyon farkıyla birlikte toplamda %13.52’lik bir artış oldu. Bu artış, yasal konut kira artış üst sınırı olan %32,03'lük oranın bile gerisinde kaldı. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan memur ve memur emeklileri için barınma ve geçim krizi derinleşmiştir. Kira artış sınırı ile maaş zammı arasında %18,5'lik bir negatif makas oluştu. Toplu sözleşme formülleri nedeniyle memur ve memur emeklilerine yansıyan artış %13,52'de kaldı. Bu da memur ve memur emeklilerine yapılan maaş artışlarındaki adaletsizliği ortaya koyuyor.
Toplu sözleşme sistemi ve enflasyon farkı hesaplama yöntemi değişmelidir. Maaş artışlarında geçmiş dönem kayıplarını telafi edecek bir refah payı düzenlemesinin bulunmaması alım gücünü doğrudan eritiyor. Toplu Sözleşme çerçevesinde maaş zammı alan memur ve memur emeklilerinin geçim sıkıntısı krizinden kurtarılması Devletin asli görevlerindendir. Bunun için öncelikle maaşlarda, maaş zamlarında ve gelir vergisinde adaletin sağlanması gerekiyor. Piyasa ekonomik koşulları dikkate alınarak reel maaş artışı sağlanması zorunludur. Memura kira yardımı, büyükşehir tazminatı, vergi diliminin yükseltilmesi, vergi oranının %15’te sabitlenmesi, gerçekleşen enflasyona göre maaş artışı yapılması, enflasyon farklarının her ay maaşa yansıtılması gibi önemli başlıkların bir an önce hayata geçirilmesi zorunludur. Diğer yandan mevcut toplu sözleşme sistemi ve enflasyon farkı hesaplama yöntemi bir an önce değiştirilmelidir.”

Kaynak: Haber Merkezi