Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde yaşayan ve emlak işiyle uğraşan Ali Süslü'nün hayatı, 26 Temmuz'da polis merkezinden gelen bir telefonla tamamen değişti. Yakın zamanda ameliyat geçiren ve evinde istirahat eden Süslü, telefondaki görevlinin imza işlemi için kendisini çağırması üzerine karakola gitti. Burada gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen adam, suçunun ne olduğunu öğrenemeden kendisini demir parmaklıklar ardında buldu. Ertesi gün 10 günlük kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu gerekçesiyle Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi. Cezaevinde sürekli bir yanlışlık yapıldığını anlatmaya çalıştı ancak kimseyi ikna edemedi.
GERÇEĞİ PSİKOLOG ORTAYA ÇIKARDI
Olayın içyüzü cezaevindeki dokuzuncu günde yapılan rutin bir psikolog görüşmesinde anlaşıldı. Tutuklu kayıtlarını inceleyen cezaevi psikoloğu, cezaevindeki Ali Süslü ile aranan şahsın T.C. kimlik numaralarının ve ikamet adreslerinin uyuşmadığını saptadı. Gerçek suçlunun Adana'da yaşayan 23 yaşında aynı isimli başka bir kişi olduğu belirlendi. Durumun anlaşılması üzerine kendisine yetkililer tarafından "Pardon, özür dileriz. Galiba yanlışlık oldu. Bu gerçekten sen değilmişsin" denildi.
Hatanın fark edilmesine rağmen mağduriyet hemen son bulmadı. İddiaya göre tahliyesini isteyen Süslü'ye, kesinleşmiş 10 günlük cezasını tamamlaması gerektiği söylendi. Ameliyatlı haliyle cezaevinde zor günler geçiren ve iki kez hastaneye sevk edilen adam, ancak onuncu günün sonunda hastane nezaretinde serbest bırakıldı.
İŞİNDEN OLDU, HUKUKİ MÜCADELE BAŞLATTI
Yaşanan bu trajikomik hata, Süslü'nün hayatında ağır hasarlar bıraktı. Cezaevine girmesinin ardından çevresinde dolandırıcılık söylentileri yayıldı ve iş sözleşmeleri iptal edildi. Yaşadığı maddi ve manevi yıkımın ardından avukatı Abdullah İlkkahraman aracılığıyla harekete geçti. İlgililer hakkında 'görevi kötüye kullanma', 'görevi ihmal' ve 'hürriyeti tahdit' suçlamalarıyla yasal işlem başlatıldı.
Başından geçenleri sinema tarihinin bilinen eserine benzeten Süslü, "Pardon filmi galiba gerçek oldu. O da benim başıma geldi. Allah'a şükür 10 gün ile kurtuldum. Ya 5-6 yıl olsaydı derdimi kime anlatırdım" diyerek duruma tepki gösterdi.
Avukat İlkkahraman ise müvekkilinin haksız yere tutulduğu süre zarfında işlerinin bozulduğunu ve sağlığının tehlikeye atıldığını vurguladı. Benzer bir hatanın tekrar yaşanmaması adına hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini ekledi.





