IBAN Transferinde Yeni Dönem: Gece Para Göndermeye Yeni Güvenlik Sistemi Devrede
IBAN Transferinde Yeni Dönem: Gece Para Göndermeye Yeni Güvenlik Sistemi Devrede
İçeriği Görüntüle

Petrol piyasasında tansiyon yeniden yükseldi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından enerji piyasalarında arz güvenliğine ilişkin kaygılar belirgin şekilde arttı. Uzmanlar, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kesintinin küresel petrol arzını doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürününün taşındığı bu dar su yolu, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak görülüyor. İlk senaryolara göre fiyatların 85 dolardan başlayıp 150 dolara kadar uzanabileceği ifade ediliyor. Piyasalar şimdilik temkinli; ancak belirsizlik sürüyor.

Hürmüz Boğazı’nda arz kesintisi senaryosu masada

Enerji çevrelerinde en çok konuşulan başlık, Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli bir aksamanın yaratacağı zincirleme etki. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) verilerine göre, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden geçen boru hatları günlük yaklaşık 3,5 milyon varillik alternatif kapasite sunuyor. Ancak bu kapasitenin, Hürmüz üzerinden taşınan toplam hacmin yanında sınırlı kaldığı belirtiliyor.

Uzmanlara göre kısa süreli bir gerilim fiyatlarda dalgalanmaya yol açsa da, uzun süreli ve fiili bir kesinti durumunda tablo değişebilir. Böyle bir senaryoda navlun fiyatlarının hızla artması, sigorta maliyetlerinin yükselmesi ve rafineri marjlarının baskı altına girmesi bekleniyor. Özellikle Asya pazarına yönelik sevkiyatlarda ciddi aksamalar yaşanabileceği vurgulanıyor. Petrol piyasasında “Hürmüz riski” olarak adlandırılan bu senaryo, yatırımcıların fiyatlamalarında giderek daha fazla yer buluyor.

Petrol fiyatları 85-150 dolar bandına çıkabilir

Uzman değerlendirmelerine göre mevcut jeopolitik riskler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı artırıyor. Olası bir arz kesintisinin büyüklüğüne bağlı olarak fiyatların varil başına 85 ila 150 dolar aralığında şekillenebileceği öngörülüyor. Bu geniş bant, belirsizliğin boyutunu da ortaya koyuyor.

ABD’nin stratejik petrol rezervlerinin 415 milyon varil seviyesinde bulunduğu belirtiliyor. Ancak bu rezervlerin küresel ölçekte uzun süreli bir arz şokunu dengelemekte yeterli olup olmayacağı tartışmalı. Analistler, rezervlerin piyasaya sürülmesinin geçici rahatlama sağlayabileceğini, fakat kalıcı çözüm için bölgedeki tansiyonun düşmesi gerektiğini ifade ediyor. Petrol piyasasında fiyatların yönü, büyük ölçüde Hürmüz Boğazı’ndaki seyrin nasıl şekilleneceğine bağlı olacak.

Asya ülkeleri için enerji arz güvenliği riski

Hürmüz Boğazı’na bağımlılık oranları ülkeden ülkeye değişiyor. Japonya petrol ithalatının yaklaşık yüzde 72’sini bu hat üzerinden gerçekleştiriyor. Güney Kore’de bu oran yüzde 65 seviyesinde. Çin ve Hindistan gibi Asya’nın büyük ekonomileri için ise bağımlılık yaklaşık yüzde 50 civarında seyrediyor.

Bu tablo, olası bir kesintinin en sert etkisinin Asya pazarında hissedilebileceğine işaret ediyor. Rafineri marjlarında daralma, enerji maliyetlerinde artış ve buna bağlı olarak enflasyonist baskı ihtimali öne çıkıyor. Avrupa genelinde Hürmüz’e bağımlılık ortalama yüzde 18 düzeyinde ölçülürken, ABD’nin doğrudan bağımlılığı yaklaşık yüzde 2 seviyesinde bulunuyor. Ancak küresel petrol piyasasının entegre yapısı nedeniyle, bölgesel bir kriz bile fiyatlar üzerinden tüm dünyayı etkileyebiliyor.

Enerji piyasalarında gözler şimdi Hürmüz Boğazı’ndan gelecek haberlerde. Jeopolitik risklerin seyrine göre petrol fiyatlarının yönü netleşecek. Şimdilik tek kesin olan, belirsizliğin fiyatların üzerinde ağır bir gölge gibi durduğu.

Kaynak: AA