Tarımda yıllardır azot, fosfor ve potasyum konuşulur. Ancak bu üçlünün gölgesinde kalan, çoğu üreticinin adını dahi hatırlamadığı bir element var: Bor.

Toprağın Unuttuğumuz Minerali Bor Neden Bu Kadar Önemli?

Yozgat Bozok Üniversitesi, Tıp Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel’e göre bor, bitkinin her noktasında kendini hissettiren sessiz bir güç. Bitkiyi hem diri tutan hem de meyve verimini artıran bu mineral, doğru dozda uygulandığında adeta tarlanın gizli destekçisi haline geliyor. Fakat eksikliği çoğu zaman fark edilmediği için üretici verim kaybının nedenini uzun süre anlayamayabiliyor. Temel, borun etkisini “bitkinin görünmeyen motoru” şeklinde özetliyor. Genç yapraklardan meyve tutumuna kadar tüm süreçlerde belirleyici olan bu element, hem eksik uygulandığında hem de fazla verildiğinde ciddi sorunlara yol açabiliyor.

Bor Eksikliği: Belirti Verir Ama Sessizdir

Adsız Tasarım (3)-53Bor eksikliği, bitkilerde sessiz ilerleyen ama etkisi derin olan bir sorun. Genellikle yaprakların diliyle konuşur.
Kumlu ya da organik maddesi düşük topraklarda bor tutunamadığı için eksiklik daha sık görülür. Üstelik yağışlı bölgelerde bor hızla yıkanarak topraktan uzaklaşır. Bu nedenle üretici bazen çiçeklerin döküldüğünü, köklerin güçsüzleştiğini veya genç yaprakların zayıf geliştiğini fark eder ama sebebin bor olduğunu düşünmez.
Temel, “Bitkiler açım demez ama yapraklar sinyal verir” diyerek bor eksikliğinin çoğu zaman hafife alındığını vurguluyor. Meyve tutumunda azalma, büyüme geriliği ve çiçeklenme bozuklukları bor eksikliğinin en belirgin göstergeleri arasında yer alıyor.

Bor Fazlalığı Da En Az Eksikliği Kadar Tehlikeli

Bor minerali, doz konusundaki hassasiyetiyle biliniyor. Kireçli ya da kuru bölgelerde toprakta fazla bor birikebiliyor. Bu kez durum tersine dönüyor ve bor fazlalığı bitkiyi zorlamaya başlıyor.
Yaprak kenarlarında yanmalar, sararmalar ve büyümede duraksama bor toksitesinin en bilinen belirtileri.
Prof. Dr. Temel bu hassas dengeyi “Bor, tane ile tuzdur; bir tutam eksik olmaz ama bir tutam fazla da yenmez” sözleriyle özetliyor.
Bu nedenle bor uygulaması mutlaka ölçülü yapılmalı; gelişigüzel kullanılan her borlu gübre, faydadan çok zarar getirebiliyor.

Emeklilik Hesabı Değişiyor: Yargıtay’dan Milyonları İlgilendiren Karar
Emeklilik Hesabı Değişiyor: Yargıtay’dan Milyonları İlgilendiren Karar
İçeriği Görüntüle

Doğru Bor Gübrelemesinin Altın Kuralları

Adsız Tasarım-130Uzmanlara göre bor uygulaması tahmin ederek değil, ölçerek yapılmalı. Temel’e göre üreticilerin şu noktalara dikkat etmesi gerekiyor:

  • Toprak ve yaprak analizi yapılmadan bor vermek risk oluşturuyor.
  • Bitkinin gelişim dönemlerine göre bor ihtiyacı değişiyor.
  • Meyve tutumu döneminde borun önemi iki kat artıyor.
  • Bor, bitki içinde taşınamadığı için eksiklik önce genç yapraklarda ortaya çıkıyor.
  • Doğru zamanlama ve doğru doz, bor gübrelemesinin temelini oluşturuyor.

Crop Nutrition’ın verilerine göre bor, hücre duvarını güçlendirerek bitkinin yapısını sağlamlaştırıyor. Aynı zamanda kök gelişimini destekliyor, su ve besin alımına yardımcı oluyor. Şeker ve enerji taşınmasında kritik görevler üstlenen bor, çiçeklenme ve meyve tutumunda da anahtar rol oynuyor.

Türkiye Bor Zengini: Tarım İçin Büyük Bir Fırsat

Türkiye’nin dünya bor rezervlerinin büyük bölümüne sahip olması, tarım sektöründe önemli bir avantaj sunuyor.
Doğru üretilmiş ve doğru kullanılan borlu gübrelerle hem verim artırılabiliyor hem de üretim maliyetleri uzun vadede düşürülebiliyor.
Uzmanlar, borun “her gübreden biri” olarak değil, özel ilgi gerektiren stratejik bir besin maddesi olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.
Toprağını tanıyan, düzenli analiz yaptıran ve bor uygulamasını bilinçli şekilde yapan üreticilerin her zaman bir adım önde olacağı ifade ediliyor.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Temel