Arıcılıkla 32 yıldır uğraşan 47 yaşındaki Eyüp İnce, ilk olarak arkadaşlarının tavsiyesi üzerine geldiği Veziralanı köyünde faaliyetlerini sürdürüyor. Her yıl mayıs ayının sonunda Samsun'dan kovanlarıyla yola çıkan İnce'ye, okulların tatil olmasıyla birlikte eşi Melek İnce ve üç çocuğu da katılıyor. Aile, yaz dönemini kovanların bulunduğu yayladaki konteynerde geçiriyor.
"Arıcılık serüvenim 45 kovanla başladı"
Eyüp İnce, 1994'te başladığı arıcılık mesleğinde 7 yıl başkasının yanında çalıştıktan sonra 2001'de bireysel olarak gezginci arıcılığa adım attığını söyledi. Devlet desteklerinden faydalandığını belirten İnce, üretim yolculuğunu şöyle özetledi:
Arıcılık serüvenim 45 kovanla başladı. Daha sonra 100, ardından 150 kovana çıkardım. Devletin destek, teşvik ve kredilerinden yararlandım. Şu anda 350'ye yakın kovanımız var. Yıllık 5 ila 6 ton arasında petek bal üretiyoruz.
Eşini ikna ettikten sonra arıcılığı 8 yıldır ailecek yaptıklarını anlatan İnce, başlangıçta eşinin bu işe pek sıcak bakmadığını dile getirdi. İnce, "Gel, en azından senin için bir tatil, bir değişiklik olsun. Şehrin stresinden, sıcağından ve bunaltıcı ortamından uzaklaşıp güzel bir yaylada, doğal bir ortamda çocuklarımızla yaşayalım" diyerek eşini ikna ettiğini aktardı.

Geven ve kekik balın aromasını belirliyor
Bölgenin zengin bitki çeşitliliğinin arıcılık için büyük avantaj sağladığına dikkati çeken İnce, arıların ağırlıklı olarak geven, kekik ve yörede yetişen çeşitli çiçeklerden yararlandığını söyledi. Arıcılığın emek isteyen bir meslek olduğunu vurgulayan İnce, ailecek gece gündüz çalıştıklarını ifade etti.
İnce, gece saatlerinde yırtıcı hayvanlara karşı kovanları korumak için sık sık uyandığını belirterek, "Arıcılık bir sevda. Bu işi gerçekten severek yapacaksın. Arı olmazsa hayat olmaz" diye konuştu. Ailecek yapılan üretimin çevreden de takdir gördüğünü söyleyen İnce, ziyarete gelenlerin kendilerini eşlerine örnek gösterdiğini dile getirdi.

"Aile bir arada her şeyi yapabilir"
Melek İnce ise ilk yıllarda arılardan korktuğunu ve eşinin yaptığı işi yakından bilmediğini anlattı. Başlangıçta yalnızca tatillerde kısa süreliğine çocuklarıyla eşinin yanına geldiğini belirten İnce, zamanla doğayla iç içe, teknolojiden ve şehrin gürültüsünden uzak yaşamı sevmeye başladıklarını söyledi.
Özellikle Kovid-19 salgını döneminde çocuklarıyla yaylada daha fazla vakit geçirdiklerini ifade eden Melek İnce, çocuklarının da doğal ortamı sevmesinin ardından arıcılığa daha fazla dahil olduklarını kaydetti. Ürettikleri balı toptan vermek yerine kendilerinin pazarladığını vurgulayan İnce, satışların artmasıyla üretim ve kovan sayısını da yükselttiklerini dile getirdi.

Herkese arıcılığı önerdiğini belirten Melek İnce, şunları söyledi:
Başarılamayacak hiçbir şey yoktur. Yeter ki istek olsun. Aile bir arada her şeyi yapabilir. Eşler birbirlerine destek olursa her şey çok güzel olur diye düşünüyorum.
İnce ailesi, yaz sezonu boyunca Bozok Yaylası'ndaki konteynerde kalarak arıların bakımından bal üretimine ve ürünlerin pazarlanmasına kadar işin tüm aşamalarını birlikte yürütüyor. Ailenin ürettiği petek bal, doğrudan tüketiciye ulaştırılıyor.





