Tekrar gündeme getirmek istedim.
Dikkate almakta fayda var.
Seçim sürecinin sonrası önemlidir.
*
Yozgat bu.
Ötesi yok.
Gerisi yok.
İlerisi yok.
Eldekilerle idare etmek zorundasınız.
Bir şeyler yapmak isterseniz.
Yorulursunuz.
Yaya kalırsınız.
Kendinizi hırpalarsınız.
*
Al birine, vur ötekine.
Neresinden tutarsanız, elinizde kalıyor.
İnanın öyle.
Yol gösterirseniz.
Yolunuzdan ederler.
Destek vermeye kalkarsanız.
Sizi yerler.
Sahip çıkmaya yeltenirseniz.
Yalnız bırakılırsınız.
*
Yozgat’ın iki sorunu var aslında.
Birincisi zihniyet.
Diğeri.
Gerçekler.
İkisi birbirine irintili.
Gerçekleri görüpte.
Menfaati üzerine hareket edenler.
Kentin önünü tıkıyor.
Çıkarcılık.
Bencillik.
Egoistlik.
Yandaşçılık.
Yalakalık.
Temel anlayış içerisine alınarak.
Toplumsal sorunlara girişilmesine engel teşlik ediyor.
Maalesef, yıllardır kent bu şekilde yönetiliyor.
*
Dönün geriye bakın.
Anlarsınız.
*
Nereye geleceğim.
Yozgat’ta ayaklanma var.
Demokratik bir şekilde.
İnsanlar kendilerini savunmaya.
Haklarını kullanmaya çalışıyor.
Sıkıntılarını dile getirip.
Çözüm istiyorlar.
Bir.... İki... Derken....
Üçüncü de ortaya çıktı.
Yarın dördüncü de çıkacak.
Mesele kimin, nasıl çıktığı değil.
Kime anlatmaya çalıştığıdır.
İşte.
Meselemiz burada.
Sorunun kaynadığı.
Çözümü de aynı olunca.
İşler karışıyor.
Yani.
Birilerine yalakalık yapmak adına.
Yanındakilerini satanlar.
Toplumu, kişisel çıkarlarına kurban verenler.
Yarın, onlardan destek isteyecek.
Bugün sessiz kalınması.
Çağrıya kulak verilmemesi.
Şehrin içerisinde bulunduğu yapısal 
çöküntünün göstergesi olsa gerek.
Mesele gerçekliliğiyle ortada dururken.
Halen görmezlikten gelmek.
Farklı bir ihanetten başka bir şey değildir.
*
Esnaf ağlıyor.
Vatandaş kızıyor.
Temsilciler bağırıyor.
Bürokrasi bakıyor.
Siyasiler izliyor.
Gerisi hikaye...
*
Anlatabildim mi?