Yeni düzenlemeyle birlikte bu fonların yatırım fonu payları, artık borsa fiyatı yerine kurucusunun açıkladığı birim pay fiyatına göre değerlenmeye başlanacak. Geçiş süreci için belirlenen son tarih ise 31 Temmuz olarak duyuruldu.
MSCI uyarısı sonrası kritik adım
MSCI Inc., haziran ayı sonunda yayımladığı değerlendirmede, Türkiye piyasasında Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi’ne kadar yeterli, somut ve güvenilir ilerleme görülmezse, MSCI Türkiye endeksi ve ilgili hisseler için yeni bir danışma süreci başlatabileceğini açıklamıştı. Bu uyarı, Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar statüsünü kaybetme riskini gündeme taşımıştı.
SPK ve Borsa İstanbul, söz konusu statünün korunması amacıyla eşgüdüm içinde çalışmalarını hızlandırdı. Yatırım fonlarına yönelik yeni düzenleme de bu kapsamda atılan adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
“Gri bir alan vardı, netleşti”
Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, SPK’nın kararının piyasalardaki belirsizliği giderdiğini belirtti. Sarpyener, düzenlemenin son derece yerinde olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Çünkü gri bir alan vardı. Bu tip halka açık fonların net aktif değeriyle mi, yoksa borsa fiyatıyla mı değerleneceği konusunda bir belirsizlik söz konusuydu. Neticede SPK da son atmış olduğu adımla bu konuya açıklık getirmiş oldu. Bundan sonra da bu tip yapıların tamamı aynı düzen içerisinde fiyatlanıyor olacak.”
Sarpyener, kendi yönettikleri TLY fonu bünyesinde de SPK düzenlemesinde belirtilen fon paylarından düşük oranda bulunduğunu, yatırımcıyı koruyacak ve etkilemeyecek şekilde gerekli düzenlemeleri yaptıklarını, ay sonuna kadar süreci tamamlayacaklarını sözlerine ekledi.
“Sınır piyasasına düşmek istenmeyen bir senaryo”
MSCI değerlendirmesinin piyasaların geleceği açısından hayati önem taşıdığını belirten Sarpyener, Türkiye’nin olası bir kategori düşüşünün sonuçlarına dikkat çekti:
“Piyasalarımızın geleceği açısından, MSCI tarafında gelişmekte olan ülke kategorisinden çıkarılıp frontier (sınır piyasası) dediğimiz kategoriye düşmemiz, yabancı yatırımcı girişini etkileyeceği için piyasalar açısından hiç de istenmeyen bir durum olur. Bunun için de düzenleyiciler şu anda gereken tedbirleri alıyorlar zaten.”
Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin arttığı, ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını dalgalandırdığı ve FED’in faiz politikasına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde, Türkiye’nin düzenleyici çerçevesini güçlendirmesi uluslararası yatırımcı güveni açısından kritik görülüyor.
SPK’nın önümüzdeki süreçte MSCI’ın talep ettiği diğer başlıklarda da yeni düzenlemeleri devreye alması bekleniyor.





