Bolu’nun tarihi çarşılarından birinde, küçük bir dükkânın içinde yarım asrı aşan bir emeğin izleri yaşatılıyor. Hayati Karademir, henüz 8 yaşında adım attığı kuyumculuk mesleğini bugün 77 yaşında hâlâ sürdürüyor. Taşhan içinde yer alan 20 metrekarelik dükkânında altın, gümüş ve bakır eşyaları onaran Karademir, yılların tecrübesiyle ürünleri adeta ilk günkü haline döndürüyor. Ancak usta isim, mesleğin geleceğine dair ciddi endişeler taşıyor.
Küçük Dükkânda Büyük Birikim

Hayati Karademir’in dükkânı küçük olabilir, ancak içeride biriken ustalık ve deneyim oldukça büyük. Yıllar içinde sayısız değerli eşyanın onarımını gerçekleştiren Karademir, mesleğin inceliklerini sabırla öğrenerek bugünlere geldiğini anlatıyor. Zamanla sadece kuyumculuk değil, değerli eşya tamirciliğine de yönelen usta, bu alanda nadir kalan isimlerden biri olarak dikkat çekiyor.
Mesleğini yalnızca bir geçim kapısı olarak görmediğini ifade eden Karademir, işine duyduğu bağlılığın en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirtiyor. İki oğlunu da bu meslekte yetiştiren usta, yaşadığı acılara rağmen dükkânını kapatmadan üretmeye devam ediyor. Onun için bu küçük atölye, aynı zamanda bir hayat hikâyesinin de özeti.
“Yeni Nesil Mesleğe Değil Paraya Odaklanıyor”
Karademir’e göre mesleğin geleceğini tehdit eden en önemli sorunlardan biri çırak yetişmemesi. Gelen gençlerin mesleğin zorluklarını göze almak yerine daha çok kazanç odaklı düşündüğünü söyleyen usta, bu durumun meslek kültürünü zayıflattığını dile getiriyor.
Ustalık geleneğinin ancak disiplinli bir eğitimle sürdürülebileceğini vurgulayan Karademir, çırakların usta yanında yetişmesinin önemine dikkat çekiyor. Ona göre meslek, sadece teknik bilgiyle değil, aynı zamanda sabır ve özveriyle öğreniliyor. Ancak günümüzde bu anlayışın giderek kaybolduğunu ifade ediyor.
Teknoloji Kolaylaştırdı, Güveni Zorlaştırdı
Gelişen teknolojiyle birlikte üretim süreçlerinin kolaylaştığını kabul eden Karademir, bunun beraberinde bazı riskleri de getirdiğini söylüyor. Özellikle sahte ürünlerin artışına dikkat çeken usta, günümüzde altın görünümlü metallerin ayırt edilmesinin zorlaştığını belirtiyor.
Eskiden kuyumculukta güvenin temel unsur olduğunu vurgulayan Karademir, bugün ise bu güvenin sarsıldığını ifade ediyor. Damgasız ürünlerin satışının mümkün olmadığı dönemlerden, sahte ürünlerin piyasaya sürülebildiği bir sürece gelindiğini söyleyen usta, tüketicilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.
Mesleğin Zorlukları ve Riskleri
Kuyumculuk sadece sabır değil, aynı zamanda dikkat de gerektiren bir meslek. Karademir, özellikle kullanılan kimyasalların ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Kezzap ve siyanür gibi maddelerin doğru kullanılmaması durumunda hayati tehlike oluşturabileceğini belirten usta, bu işte tecrübenin önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Tüm zorluklara rağmen mesleğini bırakmayı düşünmediğini söyleyen Karademir, sağlığı el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğini ifade ediyor. Ona göre kuyumculuk sadece bir iş değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi.





