Yozgat Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) Uzmanı Esra Öztürk, 13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde öğrencilere ve ailelere yönelik önemli tavsiyelerde bulundu. Öztürk, sınav öncesindeki son günün yeni bilgiler öğrenmek için değil, mevcut enerjiyi korumak için kullanılması gerektiğini söyledi.

Öğrenciler Son Gün Neler Yapmalı?
Öztürk, öğrencilerin sınav öncesindeki son günde ders çalışmayı büyük ölçüde bırakmaları gerektiğini belirtti. Yeni konu öğrenmeye çalışmamaları ve eksik yetiştirme telaşına girmemeleri gerektiğini ifade eden Öztürk, isteyen öğrencilerin kısa süreli formül veya kavram gözden geçirmesi yapabileceğini ancak yoğun soru çözümünün önerilmediğini kaydetti.
Uyku düzeninin korunmasının da altını çizen Öztürk, öğrencilerin bu gece normal saatlerinde uyumaları gerektiğini söyledi. "Erken yatayım" düşüncesiyle alışık olunmayan bir saatte yatağa girilmemesi gerektiğini belirten Öztürk telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının uyumadan en az bir saat önce azaltılmasını tavsiye etti.

Kendini Sınavla Değil, Emekleriyle Değerlendirmeli
Öztürk, öğrencilerin kendilerini sınav sonucuyla değil, bugüne kadar gösterdikleri emekle değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı. LGS'nin sadece bilgi ve becerilerin belirli bir gündeki ölçümü olduğunu hatırlatan Öztürk, "Bir öğrencinin değerini, karakterini veya gelecekteki başarısını belirlemez. Sınav sonucundan bağımsız olarak bugüne kadar gösterdiği çaba önemlidir" dedi.
Bedensel ihtiyaçların ihmal edilmemesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Öztürk, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmasını, bol su içilmesini ve hafif yürüyüş yapılmasını önerdi. Sınavın gözde büyütülmemesi gerektiğini belirten Öztürk , "Hayatımın en önemli günü" düşüncesinin kaygıyı artırdığını, bunun yerine "Elimden geleni yapacağım ve bildiklerimi göstereceğim" yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

Aileler Başarı Baskısı Oluşturmamalı
Öztürk, ailelerin sınav öncesinde çocuklarına karşı tutumlarının da büyük önem taşıdığını belirtti. Ailelerin başarı baskısı oluşturmaktan kaçınması gerektiğini söyleyen Öztürk, "Bu sınav hayatını belirleyecek", "Bütün emeklerin boşa gitmesin" ve "Biz senden çok şey bekliyoruz" gibi cümlelerin motivasyonu artırmadığını, aksine kaygıyı yükselttiğini kaydetti.
Son gün ders baskısı yapılmaması gerektiğini de vurgulayan Öztürk, sürekli "Çalıştın mı?", "Tekrar yaptın mı?" sorularının sorulmamasını ve öğrencinin dinlenmesine izin verilmesini istedi. Ailelerin çocuklarına güven veren mesajlar vermesi gerektiğini belirten Öztürk "Biz senin sonucundan önce emeğinle gurur duyuyoruz. Elinden geleni yapman bizim için yeterli" gibi ifadelerin performans kaygısını azalttığını söyledi.
Kendi Kaygılarını Çocuğa Yansıtmamalı
Öztürk, ailelerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamaları konusunda da uyarıda bulundu. Çocukların ailelerinin duygularını çok hızlı fark ettiğini belirten Öztürk, anne-babanın sürekli sınav konuşması, heyecanlı veya gergin görünmesinin çocuğun kaygısını artırabileceğini ifade etti. Sonucu değil süreci vurgulamanın önemine değinen Öztürk, "Kaç net yapacaksın?" yerine "Rahat ol, soruları dikkatlice oku, bildiklerini en iyi şekilde göster" yaklaşımının tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Sınav Sabahı İçin Kısa Hatırlatma
Öztürk, sınav sabahı için de kısa hatırlatmalarda bulundu. Erken kalkıp aceleye mahal vermemek, hafif ve alışılmış bir kahvaltı yapmak, kimlik, sınav giriş belgesi ve gerekli malzemeleri önceden hazırlamak ve sınav yerine zamanında gitmek gerektiğini belirtti. Son dakikada soru çözmeye çalışmamaları konusunda da uyarıda bulunan
Öztürk, öğrencilere verilebilecek en güçlü mesajı şu sözlerle ifade etti: "Bu sınav senin kim olduğunu değil, o günkü performansını ölçer. Sonuç ne olursa olsun değerinden hiçbir şey eksilmez. Şimdiye kadar gösterdiğin emek en büyük başarındır. Yarın sadece bildiklerini sakin bir şekilde göstermeye odaklan."




