Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanı Süleyman Adıgözel, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı hububat alım fiyatlarına sert tepki gösterdi. Adıgözel, fiyatların tarımsal üretimin gerçeklerinden kopuk olduğunu ve Yozgat başta olmak üzere Türkiye genelindeki çiftçiler için ağır bir ekonomik darbe niteliği taşıdığını belirtti.

"Masabaşı Mühendisliğiyle Hazırlanmış Bir Hayal Ürünü"

Adıgözel, TMO tarafından ekmeklik ve makarnalık buğday için belirlenen 16.500 TL/Ton (desteklerle birlikte 19.514 TL) ile arpa için belirlenen 12.750 TL/Ton fiyatlarını eleştirdi. Bu fiyatların iktidarın uyguladığı, üreticiyi cezalandıran bir politikanın ürünü olduğunu ifade eden Adıgözel, "Bu fiyatlar, tarımsal üretimin gerçeklerinden tamamen kopuk, masabaşı mühendisliğiyle hazırlanmış bir hayal ürünüdür. İktidarın uyguladığı, üreticiyi cezalandıran fiyat politikası, Türkiye ve dünya gerçekleriyle örtüşmüyor" dedi.

Enflasyon Karşısında Erime

Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanı, fiyat artış oranının enflasyon karşısında eridiğine dikkat çekti. İktidarın buğday fiyatını geçen yıla göre yaklaşık yüzde 22,2 oranında artırdığını hatırlatan Adıgözel, "Türkiye’deki resmi enflasyonun (TÜİK rakamlarının bile) yüzde 60’ların üzerinde seyrettiği, bağımsız araştırmalara göre gerçek enflasyonun yüzde 100’ü aştığı bir ortamda çiftçiye layık görülen yüzde 22’lik artış, üreticiyle açıkça alay etmektir" diye konuştu.

Adıgözel, geçen yıldan bu yana mazot, gübre ve tohum fiyatlarının katlanarak arttığını, tarımsal kredilerin faizlerinin tavan yaptığını vurgulayarak, "Maliyetler asansörle yukarı çıkarken, TMO'nun alım fiyatını merdivenle bile değil, sürünerek artırması iktidarın tarımı gözden çıkardığının en açık kanıtıdır. Bu fiyat, Yozgat’ın kıraç toprağında alın teri döken çiftçinin maliyetini bile karşılamamaktadır" ifadelerini kullandı.

"Devlet Kendi Çiftçisinin Malı Üzerinden Kar Planlıyor"

Dünya genelinde tarımın stratejik bir sektör olarak korunduğunu belirten Adıgözel, Türkiye’deki uygulamaların bunun tam tersi olduğunu söyledi. TMO’nun kendi içindeki çelişkiye de dikkat çeken Adıgözel, "TMO, buğdayı çiftçiden 16.500 TL’ye alacağını açıklarken, 1 Ekim’den itibaren aynı buğdayı sanayiciye 18.500 TL’ye satacağını ilan etmiştir. Yani devlet, daha ürün ambara girmeden kendi çiftçisinin malı üzerinden ton başına 2.000 TL kâr planlamaktadır" dedi.

Ödemelerde 45 Günlük Vade Tepkisi

Açıklanan fiyatın yetersizliğinin yanı sıra ödeme planının da çiftçiyi zor durumda bıraktığını ifade eden Adıgözel, "Ürün bedellerinin teslimattan sonra 45 gün içinde ödeneceği duyurulmuştur. Hasat zamanı borç kapısında bekleyen gübreciye, mazotçuya, bankaya taahhüdü olan çiftçi, bu 45 günlük vade yüzünden tefecinin ya da tüccarın kucağına itilmektedir" diye konuştu.

"Bu Politika Tarımı Bitirme Politikasıdır"

Adıgözel, uygulanan fiyat politikasının bir ekonomik tercih değil, yerli üretimi bitirme operasyonu olduğunu savundu. Bu politikanın Türkiye’yi tahılda tamamen dışa bağımlı hale getireceğini ve Yozgat gibi tarım şehirlerini olumsuz etkileyeceğini belirten Adıgözel, "Bu fiyatlar derhal revize edilmelidir. Aksi takdirde, bu sonbaharda Anadolu’da milyonlarca dönüm arazi boş kalacak; faturayı ise sadece üretici değil, ekmeği daha da pahalıya yemek zorunda kalacak olan 85 milyon tüketicinin tamamı ödeyecektir" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi