Sınav sürecinin yalnızca öğrencileri değil, aileleri de yakından etkilediğine dikkat çeken Öztürk, çocuğunun geleceği için kaygılanan velilerin destek olmak isterken farkında olmadan baskı kurabildiklerini ifade etti. İyi niyetle söylenen sözlerin bile çocukta yetersizlik duygusu, özgüven kaybı ve içe kapanmaya neden olabildiğini vurgulayan Öztürk, ailelerin sınav sürecinde çocuklarına nasıl yaklaştıklarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.
Sürekli "Çalış" Uyarısı Kaygıyı Artırıyor
Sınav döneminde velilerin en sık yaptığı hataların başında, çocuğa sürekli ders çalışmasını hatırlatmak yer alıyor. Öztürk'e göre, gün boyu tekrar edilen "çalış", "daha çok çalışmalısın" gibi cümleler zamanla destek olmaktan çıkıp baskıya dönüşüyor.
Çocuğun zaten sorumluluğunun farkında olduğunu belirten Öztürk, bu hatırlatmaların kaygıyı artırdığını ve artan kaygının ders verimini düşürebildiğini açıkladı. Velilerin denetleyici değil, destekleyici bir tutum sergilemesinin önemine dikkat çeken Öztürk, çocuğun çabasını görmenin ve sadece sonuç odaklı olmamanın sınav sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini ifade etti.
Kıyaslamalar Yetersizlik Duygusu Besliyor
"Komşunun çocuğu" kıyaslaması, sınav dönemlerinin değişmeyen sorunlarından biri olarak dikkat çeken Öztürk, başkalarıyla yapılan karşılaştırmaların çocukta yetersizlik duygusunu beslediğini belirtti.
Her çocuğun öğrenme hızı, ilgisi ve potansiyelinin farklı olduğunu vurgulayan Öztürk, kıyaslamaların çocuğun kendi yoluna odaklanmasını zorlaştırdığını söyledi. Sürekli başkalarıyla karşılaştırılan çocuğun, zamanla kendi başarısını değersiz görmeye başlayabildiğini ifade eden Öztürk, bu durumun hem özgüveni zedelediğini hem de çocuğun içe kapanmasına neden olabildiğini kaydetti.
Velilerin, çocuğu yalnızca kendi gelişimiyle değerlendirmesi gerektiğinin altını çizen Öztürk, bu yaklaşımın çocuğun sağlıklı bir benlik algısı geliştirmesi için önemli olduğunu vurguladı.
Sınav Sonucu Çocuğun Değeri Değil
Sınav sonuçlarının çocuğun değeriyle eş tutulmasının, farkında olunmadan yapılan en büyük hatalardan biri olduğu belirten Öztürk, "Bu sınav senin hayatın" gibi söylemlerin çocuk üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu ifade etti.
Sınavın önemli olduğunu kabul etmekle birlikte, tek belirleyici unsur gibi sunulmasının çocukta yoğun stres oluşturduğunu vurgulayan Öztürk, çocukların bu süreçte en çok koşulsuz kabul görmeye ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. Ailelerin çocuklarına "sonuç ne olursa olsun yanındayım" mesajını net bir şekilde vermesi gerektiğini söyleyen Öztürk, anlaşıldığını ve desteklendiğini hisseden çocuğun sınav sürecini daha sağlıklı yönetebildiğini kaydetti.




