Yer kabuğunda meydana gelen milimetrik kaymaları ve yeraltındaki mikro sarsıntıları eşzamanlı olarak işleyen yeni nesil algoritmalar, sismik tehlikeye dair çarpıcı bir rapor ortaya koydu. Bilim insanlarının yönlendirdiği yapay zeka destekli modeller, Türkiye'deki fay hatlarında biriken stres yükünü analiz ederek kırılma ihtimali en yüksek olan bölgeleri dijital ortamda tespit etti. Bu kapsamlı tarama işlemi, potansiyel felaketin adresini ve açığa çıkacak yıkıcı enerjinin boyutlarını gözler önüne seriyor.
YAPAY ZEKA TÜRKİYE'DEKİ EN TEHLİKELİ FAY HATLARINI AÇIKLADI
Bilgisayar sistemlerinin gerilim transferi ve sismik boşluklar üzerine kurduğu modellemeler, ülke coğrafyasında iki spesifik noktaya odaklanıyor. Veri setlerine göre Bingöl'de yer alan Yedisu Fay Segmenti ile Marmara Ereğlisi-Silivri güzergahı, yer kabuğundaki kilitlenmenin zirveye ulaştığı alanlar olarak işaretlendi. Analizler, bu iki kritik segmentten birinde yaşanacak tek parçalı bir yırtılmanın 7.2 ile 7.6 büyüklüğünde şiddetli bir sarsıntı üretebileceğini gösteriyor.
250 YILLIK SESSİZLİK VE UYDU TEKNOLOJİSİ ALARM VERİYOR
Sistemin bu senaryoyu oluştururken kullandığı teknik altyapı, klasik yer bilimleri yöntemlerinden oldukça farklı işliyor. GPS uydularının yolladığı santimetrik yüzey deformasyonu verileri, algoritmalar tarafından geçmişteki sismik faaliyetlerle çapraz kontrole tabi tutuluyor. Yedisu segmentinin 250 yılı aşkın süredir büyük bir sarsıntı üretmemiş olması, sistemin buradaki enerji birikimini yıkıcı boyutta sınıflandırmasının temel nedenini oluşturuyor. Jeologlar ve veri mühendisleri, yapay zekanın sağladığı bu yüksek isabetli risk haritalamasının, yakın gelecekte kurulması planlanan erken uyarı mekanizmaları için hayati bir zemin hazırladığına dikkat çekiyor.





