Karar, boşanma davalarında ekonomik sorumluluk ve aile içi ilgisizlik konularında emsal niteliği taşıması nedeniyle dikkat çekti.

“İki Yabancı Gibi Yaşıyoruz” Diyerek Dava Açtı
Davacı kadın, eşinin sürekli alkol kullandığını, kendisine hakaret ettiğini ve evin ihtiyaçlarını karşılamadığını belirterek Aile Mahkemesi’ne başvurdu.
Kadın ayrıca:
- Eşinin sık sık iş değiştirdiğini,
- Düzenli çalışmadığını,
- Kendisine karşı ilgisiz davrandığını,
- Aile birliğini ihmal ettiğini öne sürdü.
Boşanma talebinde bulunan kadın, evliliklerinin artık sürdürülemez hale geldiğini ifade etti.
Mahkeme Boşanmaya Hükmetti
Yerel mahkeme, kadının sunduğu gerekçeleri haklı bularak çiftin boşanmasına karar verdi.
Davalı erkek ise hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek kararı temyize taşıdı.
Yargıtay’dan Dikkat Çeken Karar
Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı hukuka uygun buldu.
Kararda şu ifadelere yer verildi:
“Davalı erkeğin evlilik birliği devam ederken eşine ilgi göstermediği, sürekli alkol kullandığı, düzenli çalışmadığı ve sürekli iş değiştirdiği sabittir.”
Yargıtay, bu davranışların evlilik birliğini temelinden sarstığına dikkat çekerek erkeğin tam kusurlu olduğuna hükmetti.

Emsal Olabilecek Karar
Hukukçular, kararın özellikle boşanma davalarında ekonomik sorumluluklarını yerine getirmeyen eşler açısından emsal niteliği taşıyabileceğini belirtiyor.
Kararla birlikte:
- Sürekli iş değiştirme,
- Düzenli gelir oluşturmama,
- Aile sorumluluklarını ihmal etme
gibi durumların boşanma davalarında önemli bir kriter olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor.




