Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarında kusur değerlendirmesine ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Yerel mahkemenin daha az kusurlu kabul ettiği kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat kararı, tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle bozuldu.

Boşanma davasında kadın, eşinin kendisini aldattığını, hamilelik döneminde şiddet uyguladığını, ölümle tehdit ettiğini ve ailesiyle birlikte yaşamaya zorladığını öne sürdü. Bu gerekçelerle boşanma, nafaka ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.

Koca ise karşı davasında eşinin sosyal medyada fenomen olma isteği nedeniyle ev işlerini ihmal ettiğini, doğumdan sonra bebeğiyle yeterince ilgilenmediğini ve çocuğu terk ettiğini iddia ederek boşanmada asıl kusurlu tarafın eşi olduğunu savundu.

Yargıtay Kusur Değerlendirmesini Değiştirdi

İlk derece mahkemesi, kocanın tehdit ve kötü muamelede bulunduğunu belirterek ağır kusurlu olduğuna hükmetmiş, kadını ise ev işlerini aksatması ve bebeğiyle yeterince ilgilenmemesi nedeniyle daha az kusurlu saymıştı. Bu kapsamda kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile nafaka kararı verilmişti.

Dosyayı inceleyen Yargıtay ise tarafların davranışlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Yüksek mahkeme, kocanın tehdit ve aşağılayıcı davranışları ile kadının ev işlerini ihmal etmesi ve çocuğunu terk ettiğine ilişkin tespitlerin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek tarafların eşit kusurlu olduğuna karar verdi.

Tazminat Kararı Bozuldu

Yargıtay, boşanma davalarında maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın diğer eşe göre daha az kusurlu olması gerektiğini hatırlattı. Tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi nedeniyle kadın lehine verilen tazminat kararları bozuldu.

Kaynak: Haber Merkezi