Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yeniden ele alınan soruşturma kapsamında 27 şüpheliden 19’u tutuklanmış, 8’i hakkında adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturmaya son olarak Enver Altaylı’nın adının da dahil olması, dosyayı farklı bir boyuta taşıdı.
“112’den 11 Dakika Önce Haber Geldi”
Avukat Mustafa Selami Ekici, olay gününe ait kritik saat farkına dikkat çekti. Helikopterin saat 15.00 civarında düştüğünün tahmin edildiğini belirten Ekici, şu ifadeleri kullandı:
“Saat 15.15 itibarıyla parti yetkililerinden birine Enver Altaylı kaynaklı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düştüğü haberi geliyor. Rahmetli İHA muhabiri İsmail Güneş’in 112’yi araması ise saat 15.26’dır. Arada 11 dakikalık bir fark var ve bu çok önemli bir durumdur. Enver Altaylı’nın kişiliği de dikkate alındığında, bu bilginin rahmetli İsmail Güneş’in basına düşen bilgisinden önce gitmesi çok manidardır.”
Ercüment Güler Bağlantısı İddiası
Ekici, Enver Altaylı ile ilgili ikinci bir önemli iddiayı daha gündeme taşıdı. Altaylı’nın, arama kurtarma çalışmalarını yöneten isim olarak bilinen emekli Jandarma Yarbay Ercüment Güler ile ilişkisi olduğu yönünde bulgulara ulaştıklarını belirtti. Ekici, “Eğer bu durum teyit edilebilirse çok önemli olacaktır, çünkü Ercüment Güler o gün arama kurtarmanın başında olan, askeri ve sivil personeli yöneten kişiydi. Bu açıdan bilginin oradan mı geldiği noktasında çok ciddi bir delil ortaya çıkmış olacak ve bu işin organize bir yapı tarafından yapıldığı teyit edilecektir” diye konuştu.

“Helikopteri Partideki Bir Yetkili Tuttu”
Helikopterin kiralanma sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Ekici, Yazıcıoğlu’nun bu tür işler için genellikle iş insanı Ahmet Demir’den yardım istediğini, ancak bu kez Demir’den habersiz parti yetkililerinin devreye girerek kazada düşen Bell 206L-4 LongRanger IV tipi helikopteri kiraladığını söyledi. Ekici, Ahmet Demir’in Yazıcıoğlu’nu arayarak “Başkanım, bu uçan bir tabut. Kötü bir minibüsle gidin ama bununla gitmeyin” dediğini aktardı.

“Helikopteri Büyük Birlik Partisi’nden kimin tuttuğu çok açık belli. OHEM diye bir şirket var, o şirketin BBP’de kime ait olduğu bellidir. Bunlar tartışmasız konular ama kamuoyunun gündemine şimdi geliyor.”
Pilotlar ve FETÖ Bağlantısı
Soruşturma kapsamında üç jetin pilotunun ifadeye çağrıldığını belirten Ekici, bunlardan HH-721 kodlu F-4’te uçan iki pilotun tutuklandığını, diğer pilotların ise adli kontrolle serbest bırakıldığını kaydetti. Ekici, HH-721’in pilotu Ali Armağan’ın Adil Öksüz ve FETÖ ile bağlantılarının ortaya çıktığını vurgulayarak, “Hatta dosyamızda şüpheli olan ve helikopterin üstünden iki cihazı söken kişilerin 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanına suikast ekibi içinde yer almaları çok ilginçtir” ifadelerini kullandı.
Çağlayancerit Israrı ve Radarın Kör Noktası
Yazıcıoğlu’nun kaza günü Çağlayancerit’e gitmek istemediğini de net olarak bildiklerini ifade eden Ekici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Muhsin Başkan, ‘Beni öldürecek misiniz? Bu helikopter işi nereden çıktı?’ diyor. Çağlayancerit’e gidebilmesi için Çubuk mitinginin iptal edilmesi gerekiyordu. Çubuk’un neden iptal edildiğinin ciddi manada sorgulanması lazım. Ayrıca bilirkişilerin tespit ettiği bir husus var; helikopter kazasının meydana geldiği nokta radarların kör noktasıdır. Bunu bilen Hava Kuvvetleri’dir.”
Avukat Ekici, soruşturmanın Ankara’ya taşınmasının ardından sürecin ciddiyetle yürütüldüğünü gözlemlediklerini belirterek, “Önümüzdeki günlerde daha büyük gelişmeler olacağını tahmin ediyoruz” dedi.




