Üniversite tercihinin yalnızca bir yerleşme işlemi olmadığını belirten Orman, "Doğru yapılan bir tercih, öğrencinin mesleki geleceğini, yaşayacağı şehri ve önündeki yılları şekillendiriyor" dedi. Bu nedenle acele edilmemesi ve bilinçli hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Sınav istatistikleri ne söylüyor?
Orman'ın verdiği sayısal verilere göre, TYT'ye 2 milyon 425 binin üzerinde aday başvururken sınava katılan aday sayısı yaklaşık 2 milyon 255 bin oldu. AYT'ye ise 1 milyon 473 bini aşkın öğrenci katıldı. Matematik testlerindeki ortalamaların TYT'de 6,6 net, AYT'de 7 net seviyelerinde kalması, rekabetin yoğunluğunu gözler önüne serdi.
Bu tablo karşısında yalnızca puana değil, başarı sıralamasına odaklanmanın önemine dikkat çeken Orman,
"Özellikle orta başarı dilimlerinde rekabet çok yoğun yaşanacak. Bu nedenle tercih döneminde başarı sıralarını esas almak her zamankinden daha kritik"
diye konuştu.
Yapay zekâ bölümleri ilk kez kılavuzda
2026 tercih kılavuzunun en dikkat çekici yeniliği ise yapay zekâ odaklı lisans ve ön lisans programlarının ilk defa yer alması oldu. Aslı Orman, Tarih ve Yapay Zekâ, Felsefe ve Yapay Zekâ, İşletme ve Yapay Zekâ, Finansal Teknoloji, Dijital Oyun Teknolojileri ile Yapay Zekâ Destekli Web Tasarımı ve Kodlama gibi bölümlerin geleceğin mesleklerine kapı araladığını vurguladı.
Ancak bu programların yeni olması sebebiyle geçmiş yıllara ait başarı sıralamalarının bulunmadığına işaret eden Orman,
"Adaylar, bu bölümleri tercih ederken üniversitelerin program içeriklerini ve imkânlarını ayrıntılı biçimde incelemeli"
uyarısında bulundu.
24 tercih hakkı bilinçli kullanılmalı
ÖSYM'nin adaylara tanıdığı 24 programa kadar tercih yapma hakkının, listenin tamamen doldurulması anlamına gelmediğini söyleyen Orman,
"İstemeyerek yazılan her bölüm, ileride mutsuzluğa yol açabilir. Liste, öğrencinin gerçek isteklerine göre şekillenmeli"
ifadelerini kullandı. Tercih listesinin dengeli planlanması gerektiğini belirten uzman isim, listenin başında hayal edilen ancak sıralamanın biraz üzerinde kalan bölümlere, orta kısımda yerleşme ihtimali yüksek programlara, son bölümde ise garanti tercihlere yer verilmesini önerdi.
Üniversite seçiminde bunlara bakın
Tercih sürecinde üniversitelerin akademik kadrosu, laboratuvar ve uygulama imkânları, global programları, staj olanakları, mezun istihdam durumu ve kampüs yaşamının mutlaka incelenmesi gerektiğini vurgulayan Aslı Orman, özellikle vakıf üniversitelerinde ulusal ve uluslararası akreditasyonların da değerlendirme kriteri olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Hukuk, tıp, mühendislik için barajları unutmayın
Bazı lisans programlarının başarı sırası şartlarını hatırlatan Orman, hukuk için ilk 100 bin, tıp için ilk 50 bin, diş hekimliği için ilk 80 bin, eczacılık için ilk 100 bin, mimarlık için ilk 250 bin, mühendislik ve öğretmenlik programları için ise ilk 300 bin içerisinde yer alma zorunluluğunun devam ettiğini belirtti.
Adayların tercihlerini Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden elektronik ortamda yapacağını, program kodları ve özel şart numaralarının dikkatle kontrol edilmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Orman,
"Eğitim dili, hazırlık sınıfı, burs şartları, kampüs bilgisi gibi ayrıntılar kayıt aşamasında sorun yaşamamak için mutlaka okunmalı"
dedi.
Tercihin yalnızca "Hangi bölümü kazanırım?" sorusuyla sınırlı olmadığını, asıl sorunun "Hangi üniversitede kendimi geliştirebilir, mutlu olabilir ve geleceğime güçlü bir başlangıç yapabilirim?" olması gerektiğini vurgulayan Aslı Orman, puanlar ve sıralamalar değişse de doğru tercihin yıllar sürecek bir eğitim ve kariyer yolculuğunun temelini oluşturduğunu belirterek öğrencileri acele etmeden, uzman desteğiyle hareket etmeye davet etti.





