Yozgat şehir merkezinde, Aşağı Nohutlu Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve Osmanlı Dönemi mimarisinin sivil örneklerinden biri olan Şeyh Necdi Mescidi, mimari yapısı ve köklü tarihiyle şehrin kültür mirasında önemli bir yer tutuyor. Taş ve ahşap işçiliğinin uyumunu sergileyen tarihi mescit, Yozgat'ın geleneksel dokusunu günümüze taşıyan sembol yapılardan biri olma özelliğini koruyor. Kitabesi bulunmayan yapının 20 Haziran 1908 tarihli vakıf sureti bulunuyor.

Aşağı Nohutlu Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Şeyh Necdi Mescidi'nin, Banisinin Konyalı Şeyh El Hac Salih Sabri Dede Efendi bin Hasan olduğu biliniyor. Uzun süre halk kütüphanesi olarak kullanılan mescid günümüze ulaşan sayılı eserlerden olması özelliğiyle ön plana çıkıyor. Gerek mimari yapısı gerekse Yozgat'ın manevi ve tarihi geçmişindeki yeri nedeniyle tescilli kültür varlıkları arasında yer alan Şeyh Necdi Mescidi, Yozgat'ın sivil mimari örneklerinin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Mevlevihane Olarak Başlayan 116 Yıllık Yolculuk
Şeyh Necdi Mescidi'nde 2 yıldır görev yapmakta olan İmam Hatip Şahmettin Tipi, yapının tarihçesine ilişkin çarpıcı bilgiler paylaştı. Tipi, "Camimiz Hicri 1326 yılında Konyalı Şeyh Sabri Efendi tarafından bina edilmiş. Miladi olarak ise 1908'li yıllara denk geliyor. Osmanlı'nın son dönemlerine denk geliyor. İlk zamanlarda mescid cami olarak hizmet vermekte" dedi.

Tekkeler ve Türbeler Kanunu ile gerçekleşen tekke ve türbelerin kapatılmasıyla yapının kütüphaneye çevrildiğini belirten Tipi, "Osmanlı'nın son dönemlerinde buranın Mevlevihane olarak hizmet verdiğini biliyoruz" ifadelerini kullandı.

Tonozoğulları Ailesinin Vakıf Eseri
Yapının vakıf eseri olduğuna dikkat çeken İmam Hatip Tipi, "Yozgat'ımızın yerli ailelerinden Tonozoğulları'nın burası vakıf eseridir. Aile burayı vakfetmiş. Günümüze kadar da hizmetini sürdürmekte. 90'lı yılların başlarından itibaren cami kimliğine bürünmüştür" diye konuştu. Bahçedeki kabirlerin Tonozoğlu Ailesi'ne ait olduğu düşünülüyor.

Dört Bölümden Oluşuyor
Tipi, mescidin dört bölümden oluştuğunu belirterek, "Giriş kısmı, sağdan girişte birinci oda erkek bölümü, soldan ikinci oda erkek bölümü, sağdan ikinci oda da bayan bölümü olarak hizmet vermekte" dedi.
Yapılan bakım ve onarım çalışmalarıyla özgün yapısı korunan mescit, hem ibadethane işlevini sürdürüyor hem de şehrin tarihi hafızasını canlı tutuyor.




