"Dışarıdaki insanlarla bir olup kendi şehrimizi kötülüyoruz. Bu algıyı kırmak için önce kendi insanımızın memleketine sahip çıkması lazım" dedi.
Yozgat esnaflarından Çağrı Çelikkaya, sosyal medyada ve şehir dışında Yozgat’a yönelik oluşturulan olumsuz algılara karşı yerel halkın tutumunu eleştirdi. Şehrin tanıtımında ve ticaretinde yaşanan en büyük engellerden birinin önyargılar olduğunu belirten Çelikkaya, Yozgatlıların kendi kültürüne ve şehrine karşı daha yapıcı olması gerektiğini vurguladı.

"Gelmeyen, Görmeyen İnsanlar Yorum Yapıyor"
Dışarıda oluşturulan kötü şehir imajının gerçeği yansıtmadığına dikkat çeken Çelikkaya, "Bizim Yozgat insanında şöyle bir sorun var; şehir dışına gidince oradaki insanlarla bir olup Yozgat'ı karalama olayına giriyorlar. 'Evet, bizim orası çok kötü, hiçbir şey yok' diyerek o algıya destek veriyorlar. Bu çok yanlış. Burada binlerce insan hayatını sürdürüyor, rızkını kazanıyor. Buraya gelip insanını tanımayan, yaşamayan insanlar uzaktan yorum yapıyor. Bizim insanımız da buna dahil olunca şehrin imajı ve ticareti büyük zarar görüyor" ifadelerini kullandı.

"Depremde Evini Açan Bu Halk Kötülenmeyi Hak Etmiyor"
Yozgat halkının ve esnafının sanılanın aksine yardımsever ve misafirperver olduğunu belirten Çelikkaya, geçmişteki dayanışma örneklerini hatırlattı:
"Pandemi ve deprem süreçlerinde bu şehir yüzlerce afetzedeyi ağırladı, esnafımız ve vatandaşlarımız evlerini, imkanlarını seferber etti. Biz dışarıda anlatıldığı gibi insanlar değiliz. Yozgat mütevazı bir kış şehri, sakin ve huzurlu bir Anadolu şehri. Ankara’ya denizi getiremeyeceğiniz gibi Yozgat’ın da yapısını değiştiremezsiniz. Şehrin tarihi de doğası da ortada. Mesele olanı en iyi şekilde tanıtmak ve kötüleyenlere karşı kendi memleketimizi savunabilmektir. Bu algıyı yıkmak tek başına devletin veya Kültür Bakanlığı'nın işi değil; esnafı, öğrencisi ve halkıyla topyekün bir seferberlik gerektirir."



