Yozgatlı vatandaşları da yakından ilgilendiren olay, imza atarken belgenin içeriğinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini ortaya koydu. Bunun bir örneği olan bu olay özellikle okuma yazma bilmeyen veya kendini ifade etmekte zorlanan vatandaşların imza atarken dikkatli olması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
Malatya'da okuma yazması olmayan Yusuf Saraç, amcasına 'elektrik aboneliği' için attığı imzayla 44 dönüm arazisini kaybetti. Olay, imza atarken dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Malatya'da yaşanan bir dolandırıcılık olayı, imza atarken dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Okuma yazması olmayan 59 yaşındaki Yusuf Saraç, amcasının 'evinizin elektriği kaçak, abonelik yapmanız gerekiyor' sözleriyle kandırılarak imza attı. Saraç, attığı bu imzayla içinde evinin de bulunduğu 44 dönümlük ortak araziyi amcasına verdiğini yıllar sonra öğrendi.

6 Kişilik Aile Konteynerde Yaşıyor
İddiaya göre, okuma yazma bilmeyen ve psikolojik sorunları bulunan Yusuf Saraç'a amcası K.S. tarafından satış sözleşmesi imzalatıldı. Yaklaşık 2 ay önce evlerinden çıkarılan aile, şimdi bir komşularının bahçesindeki konteynerde kalıyor.
Yusuf Saraç'ın eşi 42 yaşındaki Gülşah Saraç, mağdur edildiklerini belirterek gözyaşları içinde yardım istedi. Dört çocuk annesi Gülşah Saraç, "Eşimi amcasının kandırdığını düşünüyoruz. Yaklaşık 15 yıl önce tapuyu elimizden aldı. Oturduğumuz evden de çıkarıldık. İki çocuğumuzun sağlık sorunları var. Sesimizi duyun" dedi.
'Abonelik İşlemi İçin İmza Attım'
Yusuf Saraç ise okuma yazma bilmediğini belirterek, "1967 doğumluyum. Okuma yazmam yok. Amcam bana abonelik işlemi yapılacağını söyledi, beni kandırdı. Tapuyu üzerine geçirdi. 44 dönüm arazimiz vardı, hepsini üzerine aldı. Daha sonra arazinin içinde bulunan evimizden de çıkarıldık" ifadelerini kullandı.

Eski Muhtar Sahip Çıktı
Aileye sahip çıkan Aksaray Mahallesi'nin önceki dönem muhtarı Yusuf Solak, Saraç ailesinin yaklaşık 2 ay önce evlerinden çıkarıldığını söyledi. Solak, "Amcaları, elektrik aboneliği olmadığını söyleyerek bunlardan imza almış. 44 dönümlük müşterek tapuları vardı. Bu tapuların tamamını kendi adına geçirmiş ve daha sonra icra kanalıyla arazileri sattığı söyleniyor" dedi.
'Sokağa Atılınca Konteynere Yerleştirdim'
Ailenin evden çıkarılmasının ardından kendilerine konteyner tahsis ettiğini anlatan Solak, "Evden çıkarılınca sokağa atıldılar. Dört çocukları var. Ben deprem döneminde ikinci el bir konteyner almıştım. Sokağa düşünce komşum ve akrabam oldukları için buraya getirdim. Şimdi burada kalıyorlar. Önümüz kış. Bu şartlarda konteynerde yaşamaları çok zor" diye konuştu.
Solak, aile adına Akçadağ Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını öne sürerek, maddi imkanları bulunmayan ailenin hukuki destek konusunda da zorlandığını söyledi.




