Yozgat'ın Merkez ilçesine bağlı Özlüce köyünde anlatılan bir kayısı hikayesi, hem köy sakinlerini hem de tarımla ilgilenenleri şaşırttı. Köyde yıllardır yetiştirilen ve "Muhacir kayısısı" olarak bilinen kayısı çeşidinin kökeninin, 1924 yılındaki Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesine kadar uzandığı öne sürüldü. Yaklaşık bir asırdır nesilden nesile aktarılan bu anlatı, bölgenin tarım tarihine ışık tutarken, köydeki yaşlı ağaçlardan elde edilen meyveler bugün de misafirlere ikram ediliyor.

Yozgat'ta 100 Yıllık Kayısı Hikâyesi Ortaya Çıktı (2)

Selanik'ten getirilen kayısı çekirdekleri Yozgat'ta filizlendi

Özlüce Köyü'nde çiftçilik yapan, eski Yozgat Ziraat Odası Başkanı ve Türk Hava Kurumu Yozgat Şube Başkanı Süleyman Çatalyürek, aile büyüklerinden dinlediği hikayeyi anlattı. Çatalyürek'in aktardığına göre, 1924 yılındaki mübadele sırasında Selanik'ten Yenipazar bölgesine yerleşen muhacir ailelerden biri, memleketinden yanında bir yün çorabın içinde kayısı çekirdekleri getirdi. Bu çekirdekler önce Yenipazar'daki bağlara dikildi, daha sonra ise fidan ya da çekirdek olarak çevredeki ailelere ulaştırıldı.

Çatalyürek, dedesinin de bu kayısıları kendi bağına diktiğini belirterek, yıllar içinde bölgede kendine özgü aroması ve erkenci yapısıyla bilinen farklı bir kayısı çeşidinin yetişmeye başladığını ifade etti.

Muhacir kayısısı bugün hala meyve vermeye devam ediyor

Köy halkının "Muhacir kayısısı" olarak adlandırdığı bu özel çeşidin, Selanik'ten gelen muhacirler tarafından ise "Gül Pembe" adıyla bilindiği anlatılıyor. Meyvenin bir yüzünün pembeye çalan renklerde, diğer tarafının ise sarı olması nedeniyle bu ismin verildiği belirtiliyor.

Süleyman Çatalyürek, yıllar önce eski ağaçtan aldığı aşı kalemleriyle yeni fidanlar yetiştirdiklerini, bugün bahçesinde aynı genetik özellikleri taşıyan birkaç ağacın hâlâ meyve verdiğini söyledi. Misafirlerine bu kayısıdan ikram ettiklerini dile getiren Çatalyürek, meyvenin aromasının günümüzde yetişen birçok kayısı çeşidinden farklı olduğunu vurguladı.

Yılların tecrübesi dikkat çeken bir gözlemi de ortaya koydu

Kayısıyla ilgili anlattığı tarihi hikayenin yanı sıra tarımsal üretime ilişkin dikkat çekici bir gözlemini de paylaşan Çatalyürek, yıllardır Anadolu'da dile getirilen bir inanışa değindi. Bir ziraat toplantısında dinlediği tecrübeli bir üreticinin sözlerini aktaran Çatalyürek, kayısının bol olduğu yıllarda hububat veriminin düştüğü, kayısının az olduğu yıllarda ise buğday ve bakliyatta daha yüksek verim elde edildiğine yönelik geleneksel bir gözlem bulunduğunu söyledi.

Bu değerlendirmenin bilimsel bir çalışma değil, yıllar içinde çiftçilerin edindiği saha tecrübelerine dayanan bir gözlem olduğunu belirten Çatalyürek, bu yıl yaşanan ilkbahar soğuklarının kayısı üretimini olumsuz etkilediğini, buna karşın hububat üretiminde verimli bir sezon beklendiğini ifade etti.

Yozgat'ta 100 Yıllık Kayısı Hikâyesi Ortaya Çıktı (3)

Özlüce Köyü'ndeki kayısı hikayesi ilgi uyandırdı

Yaklaşık 100 yıldır kuşaktan kuşağa aktarıldığı belirtilen "Muhacir kayısısı" hikayesi, Yozgat'ın tarımsal hafızasında yer alan dikkat çekici anlatılar arasında gösteriliyor. Selanik'ten getirildiği ifade edilen birkaç kayısı çekirdeğinin bugün hala meyve veren ağaçlara dönüşmüş olması, hem köy halkının hem de bölgeyi ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor. Tarımsal mirasın korunmasına örnek gösterilen bu hikâye, yerel kültür ve üretim geleneğinin gelecek nesillere aktarılmasının önemini de bir kez daha ortaya koyuyor.

Muhabir: Abdullah Bilgehan ÇATALYÜREK