Araçların mekanik yapısını yormadan, sadece günlük rutinlerde ufak farklılıklar yaratarak tüketimi aşağı çekmek gayet mümkün. Sürücü koltuğuna oturduğunuz an başlayan bu süreç, aslında tamamen alışkanlıkları değiştirmekle ilgili.
Sabahları Aracı Uzun Uzun Isıtmayın
Buz gibi bir Yozgat sabahında arabaya bindiğinizde, motor ısınsın diye dakikalarca rölantide beklemek eski alışkanlıklardan biri. Oysa modern motorlar yerinde çalışarak değil, hareket halindeyken ısınacak şekilde tasarlanıyor. Aracı çalıştırdıktan hemen sonra yavaş ve devirsiz bir şekilde yola koyulmak, hem motoru daha çabuk ideal sıcaklığına ulaştırır hem de boşa yanan yakıtın önüne geçer.
Doğru Viteste Kalmanın Rahatlığı
Sürekli düşük viteste, motoru bağırta bağırta araç kullanmak cebinize yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden biri. Motor devri gereksiz yere yükseldiğinde araç resmen motorin veya benzin yutmaya başlar. Arabanın sesine kulak verin; devir saati yükseldiğinde vitesi zamanında büyütmek, motoru rahatlatır ve yakıt tüketimini minimum seviyeye indirir.
Kış Lastiklerini Zamanında Değiştirmek
Soğuk memleketlerin olmazsa olmazı kış lastikleri, karda ve buzda hayat kurtarır. Ancak havalar ısınmaya başladığında hala kış lastikleriyle dolaşmak, aracın asfalta gereğinden fazla tutunmasına yol açar. Bu fazladan sürtünme direncini kırmak isteyen motor, doğal olarak daha fazla yakıta ihtiyaç duyar. Mevsimine uygun lastik kullanmak, cüzdanınızı koruyan en net hamlelerden biridir.
Bakımı Geciktirmek Faturayı Kabartıyor
Sanayiye gitmeyi ertelemek ilk başta tasarruf gibi görünse de uzun vadede çok daha büyük bir masraf kapısı açar. Tıkanmış bir hava filtresi veya özelliğini yitirmiş kirli bir motor yağı, aracın yanma odasına yeterli temiz hava girmesini engeller. Araç rahat nefes alamadığı için performansı düşer, bu açığı kapatmak için de gaza daha fazla basmak zorunda kalırsınız.

