Yargıtay, işten ayrıldıktan sonra o çok güvendiğimiz içerideki izin paralarını isteme süresini net bir çizgiyle belirledi. Artık elinizi çabuk tutmazsanız, gurbet ellerde harcadığınız o kıymetli zamanın karşılığı olan paranız tek bir kuruş bile alamadan silinip gidebiliyor.
Babanın Alın Teri Evlatlarına Yar Olmadı
Bu çarpıcı kararın arkasında yatan hikaye oldukça sarsıcı. Tam 11 sene boyunca inşaatlarda haftanın yedi günü hiç durmadan çalışan bir işçinin dramı var karşımızda. Bedeni yorgun düşüp emekli olana kadar 110 günlük iznini kullanmayan bu fedakar baba, hakkını alamadan hayata gözlerini yumuyor. Arkasında kalan evlatları, babalarının o zorlu çalışma yıllarının bedelini alabilmek umuduyla işverene karşı dava açıyorlar. Hakimin önüne giden dosyada, kıdem ve ihbar gibi tazminatların ödenmesi yönünde karar çıksa da, işin izin parası kısmında duvara tosluyorlar.
Eski Alışkanlıkları Unutun, Süre Çok Kısa
Eskiden mahkemeler, işçinin izin parası alacağı için on yıla kadar müsamaha gösteriyordu. İnsanlar da "Nasılsa hakkım orada duruyor, ne zaman dava açsam alırım" rahatlığı içindeydi. Fakat Yargıtay bünyesindeki hukuki birleşmelerin ardından bu esneklik tamamen rafa kalktı. Yüksek Mahkeme hakimleri dosyayı incelediklerinde, ailenin babalarının işten ayrıldığı 2013 yılından tam altı yıl sonra, yani 2019'da dava açtığını fark ettiler. Hukukun o soğuk yüzü burada kendini gösterdi ve mahkeme sürenin çoktan dolduğunu ilan etti.
Hakkınızın Yanmaması İçin Neler Yapmalısınız?
Eğer siz de çalıştığınız iş yerinden ayrıldıysanız ve içeride kullanmadığınız dinlenme günlerinizin parası kaldıysa, takvimi çok iyi takip etmek zorundasınız. Yargıtay'ın emsal kararına göre, işvereninizle ilişkinizin kesildiği gün itibariyle beş yıllık o amansız geri sayım başlıyor. Şirket size ödeme yapmamak için ipe un seriyorsa, araya giren hatırlı kişileri beklemek veya sözlere kanmak yerine doğrudan hukuki yollara başvurmak en güvenilir çözüm. Aksi takdirde, Yozgatlı bir ailenin yaşayabileceği türden koca bir hayal kırıklığıyla baş başa kalmak işten bile değil.

