İlin devasa coğrafyasına genel olarak bakıldığında, uçsuz bucaksız arazilerde en yaygın görülen bitki örtüsünün 'bozkır' (step) formasyonları olduğu inkar edilemez bir gerçektir. İlkbaharın kısa süreli yağmurlarıyla yeşerip yazın kavurucu güneşiyle hızla sararan otsu bitkiler, yavşan otu, kekik ve sığırkuyruğu gibi türler Yozgat ovalarının mutlak hakimidir. Ancak bu otsu denizin içinde, toprağa adeta sıkıca tutunan ve erozyonla mücadelenin isimsiz kahramanı olan "Geven" (Astragalus) bitkisi, bölgenin en yaygın ve en karakteristik çalımsı türü olarak öne çıkmaktadır. Dikenli yapısı ve derin kökleriyle gevenler, Yozgat'ın kıraç yamaçlarının vazgeçilmez bir parçasıdır.

Yozgat Çamlığı ve Orman Kalıntıları
Bozkırın bu sarı ve kurak hakimiyetine inat, Yozgat şehir merkezinin hemen yanı başında adeta yeşil bir vaha gibi yükselen Yozgat Çamlığı Milli Parkı, ilin bitki örtüsü tarihine ışık tutan çok farklı bir hikaye anlatır. Türkiye'nin ilk milli parkı unvanını taşıyan bu bölge, İç Anadolu'nun geçmişte geniş ormanlarla kaplı olduğunun en büyük canlı kanıtıdır. Burada ve ilin Akdağmadeni gibi daha yüksek, nispeten nemli ilçelerinde en yaygın olan ağaç türü Karaçam'dır (Pinus nigra). Sert iklim koşullarına, dona ve şiddetli rüzgarlara karşı muazzam bir dayanıklılık gösteren karaçamlar, Yozgat'ın ormanlık alanlarının belkemiğini oluşturur. Koyu yeşil iğne yapraklarıyla kış aylarında kar altında bile muhteşem bir manzara sunarlar.
Karasal İklimin İnatçı Bitkileri ve Tarımsal Alanlar
Ormanlık alanlar ile bozkırın kesiştiği yamaçlarda ise tüylü meşe ve ardıç ağaçlarına tek tük veya küçük gruplar halinde sıklıkla rastlanır. Yozgat'ın zorlu coğrafyasında ağaç yetişmesinin zor olduğu platolarda ise insan müdahalesiyle şekillenen devasa tarım alanları, bitki örtüsünün önemli bir bölümünü oluşturur. Milyonlarca dönüm araziye ekilen buğday ve arpa başakları, rüzgarda dalgalanan altın sarısı denizler gibi ilin bitki popülasyonunun büyük bir bölümünü kapsar. Doğal ve tarımsal floranın bu iç içe geçmiş hali, Yozgat'ın doğayla olan çetin ama bir o kadar da uyumlu mücadelesini yansıtarak, karasal iklimin kendine has botanik kurallarını gözler önüne sermektedir.




