Yargıtay, belirli şartlar altında yeni sözleşmenin önceki tahliye taahhüdünü geçersiz hale getirebileceğine hükmetti.
Karar, yalnızca Yozgat'taki kiracı ve ev sahiplerini değil, benzer hukuki uyuşmazlık yaşayan Türkiye genelindeki milyonlarca vatandaşı da yakından ilgilendiriyor. Uzmanlar, kira ilişkilerinde tarafların sonradan yaptığı sözleşmelerin hukuki sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Eski tahliye taahhüdü yeni sözleşmeyle tartışma konusu oldu
Dosyaya konu olayda, ev sahibi ile kiracı arasında 2022 yılında kira ilişkisi kuruldu. Bu süreçte kiracı tarafından bir tahliye taahhütnamesi de imzalandı. Ancak taraflar daha sonra kira koşullarını yeniden belirleme kararı aldı ve 2024 yılında noter huzurunda yeni bir kira sözleşmesi düzenledi.
Buna rağmen ev sahibi, daha önce alınan tahliye taahhütnamesine dayanarak kiracının tahliyesini talep etti. Kiracı ise söz konusu belgenin baskı altında imzalatıldığını ve yeni kira sözleşmesiyle birlikte eski taahhüdün hukuki geçerliliğini yitirdiğini savundu.
Yerel mahkeme tahliye kararı verdi
Uyuşmazlığı inceleyen yerel mahkeme, tahliye taahhütnamesini esas alarak kiracının tahliyesine karar verdi. Ancak dosya daha sonra Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay'ın önüne taşındı.
Yüksek Mahkeme, olayın yalnızca tahliye taahhütnamesi üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığına dikkat çekerek taraflar arasında daha sonra yapılan noter onaylı kira sözleşmesinin de hukuki sonuçlarının incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Yargıtay: Yeni sözleşme tarafların iradesini ortaya koyuyor
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kararında tarafların daha sonra imzaladığı yeni kira sözleşmesinin, kira ilişkisinin yeniden kurulduğunu ve taraf iradelerinin güncellendiğini gösterdiğini belirtti. Bu nedenle önceki tahliye taahhütnamesinin otomatik olarak geçerliliğini koruduğunun kabul edilemeyeceği ifade edildi.

Kararda ayrıca tahliye taahhütnamelerinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde düzenlenmesi, kiralananın tesliminden sonra verilmesi ve kanunda öngörülen diğer şartları taşıması gerektiği de hatırlatıldı.
Karar emsal niteliği taşıyabilir
Yargıtay, yerel mahkemenin kararını kanun yararına bozarken, benzer davalarda yeni kira sözleşmelerinin hukuki etkisinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Hukukçular, bu kararın özellikle eski tahliye taahhütnamelerine dayanılarak açılan tahliye davalarında emsal olarak gösterilebileceğini belirtiyor.
Yozgat başta olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinde ev sahibi ve kiracı arasında yaşanan uyuşmazlıklarda bu kararın önümüzdeki dönemde mahkemeler tarafından dikkate alınması bekleniyor. Ancak her davanın kendi koşulları içinde değerlendirileceği ve nihai kararın somut olayın özelliklerine göre verileceği de önemini koruyor.




