Yozgat merkezde yıllardır biriktirdiği otantik ürünlerin satışını yapan Araştırmacı ve Yazar Osman Karaca, koleksiyonunda Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan birçok tarihi objeyi barındırıyor. Karaca, Yozgat halkının eskiye olan ilgisizliğine dikkat çekerken, şehir dışından gelen ziyaretçilerin antikalara yoğun ilgi gösterdiğini belirtti.

Dışarıdan Gelenler Çok İlgi Gösteriyor, Yozgat Sadece Bakıyor
Karaca, yaptığı açıklamada, "Vallahi dışarıdan gelenler çok ilgi gösteriyor. Yozgat sadece bakıyor. Her ne kadar biz ticaret yapsak da burada toplumun hafızasını yeniliyoruz. Osmanlı döneminden tutun da günümüze kadar birçok malzeme var" ifadelerini kullandı. Karaca, koleksiyonunda yer alan her bir parçanın geçmişe ışık tuttuğunu vurguladı.
Koleksiyonunda kirmen, el feneri, gaz lambası gibi gündelik hayatta kullanılan eşyaların yanı sıra Osmanlı dönemine ait kılıç ve gümüş kemerler de bulunuyor. Karaca, bu objelerin her birinin ayrı bir hikayesi olduğunu söyledi.

Kirmen ve Gaz Lambası: Geçmişin Gündelik Hayatı
Karaca, sergilediği ürünler arasında yer alan kirmenin geçmişte anneler ve nineler tarafından ip eğirmek, çorap ve kazak örmek için kullanıldığını anlattı. El fenerinin ise sokakta, tarlada ve harmanda kullanıldığını belirtti.
Gaz lambasının bir evin olmazsa olmazı olduğunu ifade eden Karaca, "İdare lambası ilk aydınlatma aletidir. Bunda henüz petrol icat edilmemişken haşhaş yağıyla haşhaş yağını süzerler, bunun içerisine koyarlar" dedi.

Çömçe ve Buhurdanlık: Yozgat'ın Kültürel Mirası
Koleksiyonda yer alan bir diğer obje ise çömçe. Karaca, toplu yemek yapımında kullanılan çömçenin Yozgatlıca adı olduğunu, modern dilde ise kepçe olarak bilindiğini söyledi. Buhurdanlığın ise içerisine koku konularak evin bir köşesine bırakıldığını ve özellikle genç kızlar evlendiğinde evi güzel kokutmak için kullanıldığını aktardı.
Karaca, mumdandık şömine takımının Fransız malı olduğunu ve 1880'li yıllara ait olduğunu belirtti. Ayrıca Osmanlı kılıcı olarak bilinen yatağan kılıcının savaş görmüş, toprağın altında paslanmış bir tarihi eser olduğunu ifade etti.

"Yozgat Yeniyi Sever, Eskiye İlgi Göstermez"
Osman Karaca, Yozgat halkının eskiye olan ilgisizliğine üzülerek, "Yozgat yeniyi sever, eskiyi sevmez. O güzelim el dokuma kilimlerimizi, halılarımızı maalesef hep yurt dışına ya da şehir dışına gönderdik. Naylon halıları aldık. O eski kilimlerimizi, el dokumalarımızı verdik. Yozgat'ın böyle bir özelliği var. Yeniyi sever, eskiyi sevmez. Yeni ne çıktı yeniyi alır" şeklinde konuştu.

Karaca, koleksiyonunun sadece ticari bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda toplumun hafızasını canlı tutma amacı taşıdığını sözlerine ekledi.


