Yumurta ihracat kotası, sektörün son dönemde yaşadığı üretim fazlası ve fiyat düşüşü tartışmalarının ardından yeniden gündeme geldi. Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı İbrahim Afyon’un açıklamasına göre, daha önce aylık 1000 tonla sınırlanan ihracat kotası 5000 tona çıkarıldı. Karar, Türkiye genelinde üretim ve ihracat dengesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Açıklamada, üretimin hem iç piyasayı hem de dış talebi karşılayacak seviyede olduğu vurgulandı. İhracat artışının fiyatlara yansıyıp yansımayacağı ise en çok merak edilen başlık oldu. Sektör temsilcileri gelişmeleri yakından takip ediyor.
İhracat kotası neden 5 kat artırıldı
Yumurta ihracat kotasının 5 kat artırılmasının temelinde, sektörün ‘mayıs çukuru’ olarak adlandırdığı dönemsel talep düşüşü bulunuyor. YUM-BİR verilerine göre kış aylarından sonra tüketimin azalması, üretim fazlasını beraberinde getiriyor ve bu durum iç piyasada fiyatların gerilemesine neden oluyor. Bu süreçte stok yönetimi zorlaşırken üreticiler ürünlerini değerlendirecek yeni pazar arayışına giriyor. İhracat kotasının 1000 tondan 5000 tona çıkarılmasıyla birlikte, üreticilerin elindeki fazla ürünün dış pazara yönlendirilmesi hedefleniyor. Sektör temsilcileri, bu adımın hem üretici gelirlerini koruyacağını hem de piyasada istikrar sağlayacağını ifade ediyor. Özellikle Körfez ve Avrupa pazarlarına yapılan satışların artmasıyla Türkiye’nin ihracat kapasitesinin güçlendiği belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde ihracat rakamlarının daha da artabileceği öngörülüyor.
Mayıs çukuru etkisi ve üretici dengesi
Yumurta sektöründe her yıl tekrarlanan ‘mayıs çukuru’, tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve tavuk sürülerinin yenilenme süreci nedeniyle ortaya çıkan doğal bir fiyat dalgalanması olarak biliniyor. Bu dönemde iç talep azalırken üretim kapasitesi sabit kaldığı için piyasada arz fazlası oluşuyor. YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon’a göre bu yıl söz konusu dönem beklenenden erken başladı ve üreticiler üzerinde baskı oluşturdu. Özellikle aracıların stok yapmaması ve tüketim kanallarında yavaşlama, fiyatların aşağı yönlü hareket etmesine neden oldu. İhracat kotasının artırılması bu noktada üreticiler için önemli bir denge unsuru haline geldi. Sektör temsilcileri, hem iç piyasanın korunması hem de üreticinin zarar etmemesi için ihracatın kritik rol oynadığını vurguluyor.
Fiyatlara yansıma olur mu
İhracat kotasının artırılması sonrası en çok merak edilen konu, iç piyasada yumurta fiyatlarının yükselip yükselmeyeceği oldu. YUM-BİR yetkilileri, yapılan düzenlemenin kontrollü bir esneklik olduğunu ve iç piyasaya yönelik arzın yeterli seviyede olduğunu belirtiyor. İbrahim Afyon, Türkiye’nin günlük üretiminin ihracat kotasından çok daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, artışın fiyatlara doğrudan yansıma ihtimalinin düşük olduğunu ifade etti. Buna göre 5000 tonluk ihracat, günlük üretimin yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor. Sektör temsilcileri, fiyat istikrarının korunması için devletin süreci yakından izlediğini ve gerektiğinde yeni düzenlemeler yapılabileceğini de aktarıyor. Piyasalarda ise kısa vadeli dalgalanmalar olsa da genel beklenti, fiyatların stabil kalması yönünde. Uzmanlar piyasayı yakından takip ediyor.


