Yozgat’ta kişi başına düşen milli gelir 9 bin dolar civarında…
İstatistik veriler…
Rakamsal öngörüler.
Kaynaklar yansıtıyor.
Ama.
Kağıtta yazılı olan topluma yansımıyor.
Söylem ile eylemin farklılığı gibi…
*
Yanılıyoruz.
*
Türkiye Bankalar Birliği’nin dönemsel verileri açıklandı.
Yozgat, mevduat bakımından oldukça zengin…
15 milyarın üzerinde bir rakım söz  konusu…
Yozgat’ın kredi kullanımı da dikkat çekici boyutta…
*
O zaman Yozgat fakir değil.
İnsan hiç değil.
Ama, yıllardır dağıtılan yardımlar neyin nesi diye soracaksınız.
Herkes almak zorunda.
Devletin verdiğini elinin tersiyle itmek olur mu?
Elbette olmaz.
Bununla kalınır mı?
Devlet veriyor.
Vatandaş alıyor.
*
Bir yandan mevduat zengini olacaksınız…
Diğer kadar  fakirlik ‘zırh’ına bürüneceksiniz.
*
Sokakta insanlar.
Kahvehanede gençler.
Caddenin bir başında dilenen insanlar.
*
Ne yalan söyleyeyim.
Emeksiz.
Çalışmadan.
Alın terini dökmeden kazananlara her zaman karşı olmuşumdur.
Elbette gerçek mağdurlar hariç.
*
Sokağa çıkıp, insanların gelirini sormaya kalksanız.
Zırh altındaki cevaplar alırsınız.
Çalışanda…
Gezende aynı cevabı verir.
Fakiriz.
Geçinmekte zorlanıyoruz.
*
Yozgat için konuşulması.
Tartışılması.
Üzerinde durulması gereken noktadır.
*
Belli ki.
Yozgat sermaye gücüne sahip.
Sermaye gücünün de yatırıma yansıması gündeme alınmalıdır.
Sermaya göçüde önlenerek, kentte katkı sağlar hale getirilmelidir.
*
Yozgat'ın kendi gücünün bilincine vararak.
Kendi kendine yeteceğinin gösterilmesi gerek.
Temel mesele.
Güven... Samimiyet...
Kente siyasetin uğradığı erozyon.
Bürokrasinin siyasallaşması.
Toplumsal hareket etmenin önünü tıkıyor.
Geçmişin getirdiği kötü örnekler.
Gelecek için endişe doğuruyor.
Sermaye sahipleri kolay yoldan büyümeyi.
Mevcut sermayesini de mevduatta yatırıma dönüştürüyor.
*
Anlatabildim mi?