Sağlık Bakanlığı verilerinin paylaşıldığı açıklamada, MS'in korkulacak, çaresiz bir hastalık olmadığı vurgulandı.
MS Nedir ve Belirtileri Nelerdir?
Genellikle 20-40 yaş arası genç erişkinlerde ve kadınlarda daha sık görülen MS, beyni ve omuriliği etkileyen bir sinir sistemi hastalığıdır. Bağışıklık sisteminin sinir hücresi kılıflarına saldırmasıyla ortaya çıkan rahatsızlığın en temel belirtileri arasında; görme bulanıklığı, görme kaybı, denge bozukluğu, yürüme güçlüğü, kollarda ve bacaklarda uyuşma, titreme ile idrar sorunları yer alır. Uzmanlar, bu şikayetleri yaşayanların vakit kaybetmeden bir nöroloji hekimine başvurmasını öneriyor.
MS Hakkında Doğru Bilinen Gerçekler
Hastanenin yayımladığı metinde, MS ile ilgili toplumda yerleşen ön yargıların aksine bilimsel gerçekler paylaşıldı.
Multipl Skleroz ölümcül veya bulaşıcı bir hastalık değildir. Nörolojik temelli bu rahatsızlık, uygun tedavi altında tıpkı diyabet ya da hipertansiyon gibi kontrol edilebilir ve ilerleyişi durdurulabilir. Doğrudan genetik bir hastalık olmayan MS, psikiyatrik bir rahatsızlık da değildir. Sanılanın aksine, MS hastalarının çocuk sahibi olmalarının önünde hiçbir engel bulunmadığı gibi, hastaların çok büyük bir kısmı olağan hayatlarına ve çalışma yaşamlarına normal bir şekilde devam edebilirler.
Tedavide Büyük İlerleme Kaydedildi
Hastalığın kesin tanısı için hasta öyküsü, göz dibi incelemesi, MRG (Emar) ve gerekirse Beyin Omurilik Sıvısı (BOS) tetkikleri istenir. Genetik yatkınlığın yanında enfeksiyonlar, D vitamini düşüklüğü ve sigara kullanımı hastalığı tetikleyen en büyük çevresel faktörlerdir. Yozgat Şehir Hastanesi kliniğinde güncel olarak 200'ün üzerinde MS hastasının takibini başarıyla sürdürdüklerini belirten uzmanlar, şu ifadelere yer verdi:
"Geçmişte onaylı neredeyse hiçbir tedavi yokken, bugün yeni gelişen yöntemler sayesinde hastalarımıza sunabileceğimiz çok sayıda etkili seçenek mevcuttur. Kliniğimizde atak tedavileri, biyolojik ajanlar, oral ve enjeksiyon tedavileri rutin olarak uygulanmaktadır. Hastalarımızın mağdur olmaması adına, her gün randevu şartı aranmaksızın ayaktan hizmet verilmektedir."
Hastalar Nelere Dikkat Etmeli?
MS sürecinde hekim-hasta uyumu, düzenli takip ve aile desteği hayati önem taşır. Hastaların beslenmelerini düzenlemesi, kilo kontrolü sağlaması, düzenli spor yapması ve hobiler edinmesi hastalığın seyrini pozitif etkiler. Ayrıca başta sigara olmak üzere vücutta oksidatif stresi artıracak tüm dış etkenlerden uzak durulması ve eksik D vitamininin takviye edilmesi gerekir.
Günümüzde erken tanı ve gelişen modern tıbbi olanaklar sayesinde MS, çaresiz ve yıkıcı bir hastalık olmaktan çıkıp uzun süreçte başarıyla yönetilebilir kronik bir rahatsızlık haline gelmiştir.


