Doğu Akdeniz havzası, pazar günü kısa zaman dilimlerine sıkışan sarsıntılarla oldukça hareketli saatler geçirdi. Adana'nın Saimbeyli ilçesi sadece 17 dakika arayla 4.8 ve 4.9'luk iki şokla sarsılırken, bu aktivitenin hemen arkasından Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde 5.2 büyüklüğünde daha güçlü bir kırılma kaydedildi. Yüzeyde şiddetle hissedilen bu sismik dizilim vatandaşlar arasında büyük bir panik dalgası yaratsa da, bilim dünyasından art arda gelen açıklamalar yüreklere su serpti.
ADANA VE OSMANİYE DEPREMLERİ İÇİN UZMANLAR NE DİYOR?
Yerbilimciler, peş peşe gelen şokların ardından medyaya verdikleri demeçlerde genel olarak rahatlatıcı bir tablo çizdi. Fay hatlarının karakteristiğini TGRT Haber ekranlarında değerlendiren Prof. Dr. Okan Tüysüz, söz konusu alanın devasa bir sarsıntı üretecek potansiyeli bulunmadığını vurgulayarak, "Büyük bir deprem beklentim olan bir bölge değil, onu söyleyebilirim" ifadelerini kullandı. Benzer bir tektonik okuma yapan Prof. Dr. Süleyman Pampal ise CNN TÜRK yayınında sahadaki kırıkların boyutuna dikkat çekti. Bu hatların aktif olduğunu ancak kapasitelerinin sınırlı kaldığını belirten Pampal, durumu "Öyle 7-8 büyüklüğünde deprem üretebilecek faylar değil bunlar. Daha çok 5-6 büyüklüğü arasında deprem üretebilir" sözleriyle özetledi.
FAYLAR BÖLÜNMÜŞ DURUMDA: ENERJİ KÜÇÜK PARÇALARLA BOŞALIYOR
Bölgedeki yeraltı haritasını NEFES platformu üzerinden analiz eden Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, kuzey Çukurova eksenindeki yırtılmaların saat yönünün tersine ilerlediğini aktardı. Bu rotasyona bağlı olarak ana fayların çok sayıda küçük parçaya ayrıldığını dile getiren Üşümezsoy'un teşhisi şöyle oldu: "Çok deprem olur ama büyük deprem gelmeyecek. Çünkü büyük deprem gelmesi için büyük bir fay düzlemi, devam eden fay düzlemi ve orada yapışma gerekir."
Aynı saatlerde TGRT Haber'e bağlanan Prof. Dr. Osman Bektaş da yöre halkına sükunet çağrısı yaptı. Bölgedeki zayıf fay zonunun yüksek bir stres biriktirmeye fırsat bulamadan enerjisini 4 ve 5 seviyelerindeki sarsıntılarla dışarı attığını aktaran deneyimli isim, 7 büyüklüğünde yeni bir afet yaşanma ihtimalinin oldukça zayıf olduğunu kaydetti.
6 ŞUBAT'IN İZLERİ VE SAVRUN FAYI TARTIŞMASI
Mevcut hareketliliğin kökeninde 2023 yılındaki Kahramanmaraş felaketinin yattığı tezi de uzmanlar arasında yaygın bir görüş. Dr. Ramazan Demirtaş, son aktivitenin kesinlikle Savrun Fayı ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini savundu. Demirtaş olayın teknik boyutunu, "Göksun Açılmalı Büklüm Bölgesinde: 6 Şubat 2023 (13:24) Mw=7.6'lık depreminin 06.02.2023-04.10.2026 tarihleri arasında 4.0-6.0 arası toplam 189 ARTÇI deprem oldu. Bu depremlerin olmayan savrun fayı ile hiç alakası yok" diyerek açıkladı.
Prof. Dr. Naci Görür ise sosyal medya üzerinden yaptığı kısa değerlendirmede gerilimin yönüne işaret etti. Doğu Anadolu Fayı sistemindeki bu şokların 6 Şubat'ın bir yansıması olduğunu hatırlatan Görür, "Depremler Körfez’e ve Adana’ya yaklaşıyor! 6 Şubat depremleri etkisini gösteriyor. Geçmiş olsun" uyarısını paylaştı. Süreci Habertürk'te yorumlayan Prof. Dr. Şerif Barış da ilk iki şokun 5.2'nin habercisi olabileceğine değindi. Gerilim transferlerine dikkat çeken Barış, sosyal medyadaki panik tacirlerine itibar edilmemesini isteyerek, "Bundan sonra daha büyük olacak demek kesinlikle mümkün değil. Kesinlikle bundan sonra deprem olmayacak demek de mümkün değil" tespitinde bulundu.





