Küresel ekonomide suların bir türlü durulmaması, birikimlerini enflasyon canavarından korumak isteyenleri güvenli limanlara itmeye devam ediyor. Dünyanın dört bir yanındaki jeopolitik krizler ve büyük merkez bankalarının faiz kararları, piyasalardaki tansiyonu sürekli canlı tutuyor. Hal böyle olunca, ister yastık altı birikimi yapan küçük yatırımcı olsun ister devasa fonları yöneten kurumlar, herkesin gözü kulağı altın fiyatlarında yaşanacak olası senaryolara çevrilmiş durumda. Uluslararası arenada söz sahibi kurumların yaptığı güncel araştırmalar, bu belirsiz sis perdesini biraz olsun aralayarak önümüzdeki dönemin yol haritasını okuyucuya sunmaya çalışıyor.

Altın Ve Gümüş Neden Yükseliyor Yükseliş Devam Edecek Mi (1)

Uzmanların 2027 Hedefi Belli Oldu

Peki altın yeni yıla nasıl girecek? 16 piyasa uzmanının katıldığı dev anketin sonuçlarına göre, altının ons fiyatı 2026 yılını yaklaşık 4 bin 500 dolar bandında kapatmaya hazırlanıyor. Temmuz ayında fiyatlar zaman zaman 4 bin doların altına sarkıp yatırımcının yüreğini ağzına getirse de, uzmanlar oldukça umutlu. Yıl sonu beklentisi, şu anki mevcut seviyelerin tam yüzde 12 üzerinde konumlanıyor. Anketten çıkan en iyimser uzman tahmini ons başına 5 bin 100 doları işaret ederken, en kötümser rakam ise 3 bin 879 dolarda kaldı. Yani genel kanı, sarı madenin yukarı yönlü ivmesini koruyacağı yönünde birleşiyor.

Fiyatları Hangi Rüzgarlar Şişiriyor?

Kenara üç beş kuruş ayıracak vatandaş haklı olarak soruyor: Bu fiyatlar neden yerinde durmuyor? Aslında cevap çok uzakta değil. Orta Doğu'da bir türlü bitmeyen gerilimler ve özellikle İran eksenli riskler, altını adeta şahlandırıyor. Bir de buna Amerika Merkez Bankasının (Fed) yeni yönetim politikaları, faiz indirim sinyalleri ve dünya genelindeki merkez bankalarının dolardan kaçıp kasalarını altınla doldurma telaşı eklenince, yükseliş kaçınılmaz oluyor. Paranın patronları, belirsizliğin ortasında altının o geleneksel ve sarsılmaz limanına demir atmayı tercih ediyor.

İyimserlerle Kötümserler Arasındaki Dev Uçurum

Yine de piyasada tam bir fikir birliğinden bahsetmek zor. Uzmanların bireysel tahminleri arasındaki fark tam 3 bin 700 dolarlık devasa bir uçurum oluşturmuş durumda. Bir tarafta fiyatların 3 bin 450 dolara kadar çakılabileceğini düşünen temkinli bir kesim varken, diğer yanda 7 bin 150 dolarlık akıl almaz seviyeleri bekleyen cesur analistler var. Bu geniş aralık, küresel belirsizliğin aslında ne kadar derin olduğunu en net haliyle yüzümüze çarpıyor. Anlaşılan o ki cebimizdeki altın, 2027'ye girerken de dünya ekonomisinin nabzını tutan en güçlü termometre olmaya devam edecek.

(Not: Bu haberdeki veriler piyasa tahminlerini yansıtmakta olup, yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.)

Kaynak: Haber Merkezi