Son yıllarda yatırımcısına en fazla kazandıran araçların başında gelen altın, 2026’ya girilirken yine yoğun ilgi görüyor. Ancak piyasaların yakından takip ettiği isimlerden altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş’ten gelen açıklamalar, bu iyimser tabloya temkinli yaklaşılması gerektiğini ortaya koydu.
TGRT Haber’de katıldığı Medya Kritik programında konuşan Memiş, özellikle yılın ikinci yarısına dikkat çekti. Jeopolitik riskler, merkez bankalarının faiz politikaları ve Türkiye’deki altın piyasasında uygulanan kota sistemi üzerinden değerlendirmelerde bulunan Memiş, gram altın tarafında sert düşüşlerin gündeme gelebileceğini söyledi. Yatırımcıları heyecanla değil, soğukkanlı bir bakışla hareket etmeye çağırdı.
Küresel Riskler Ons Altını Yukarı Taşıyor
İslam Memiş, uluslararası piyasalardaki tabloyu değerlendirirken savaşlar ve belirsizliklerin altın fiyatlarını yukarı yönlü desteklediğini söyledi. Merkez bankalarının faiz indirim sürecine girmesinin de bu tabloyu güçlendirdiğini belirten Memiş, ons altının son dönemde yüzde 74 oranında yükseldiğine dikkat çekti. Haftanın 4 bin 500 dolar seviyesinden kapandığını ifade eden Memiş, özellikle Orta Doğu’da yaşanabilecek yeni bir gerilimin fiyatları daha da yukarı taşıyabileceğini dile getirdi.
Teknik olarak haziran ayına kadar ons altının 4 bin 800 – 4 bin 880 dolar bandına doğru hareket etme riskinin bulunduğunu söyleyen Memiş, küresel ölçekte altına olan talebin halen güçlü olduğunu vurguladı. Merkez bankaları ve büyük şirketlerin güvenli liman olarak altın ve gümüşe yönelmesinin bu süreci desteklediğini belirtti.
Türkiye’de Altının En Büyük Sorunu: İşçilik
Memiş’in açıklamalarında en çok üzerinde durduğu konulardan biri ise Türkiye’de altın işçilik maliyetleri oldu. Özellikle kota ve ithalat kısıtlamaları nedeniyle işçilik bedellerinin olağanüstü seviyelere çıktığını söyleyen Memiş, “5 bin, 8 bin, hatta 12 bin 500 dolar işçilik konuştuğumuz dönemler oldu” ifadelerini kullandı.
Bu durumun vatandaş açısından ciddi bir mağduriyet oluşturduğunu dile getiren Memiş, ani kararlar yerine piyasa aktörleri ve vatandaşın birlikte düşünülmesi gerektiğini savundu. Geçmişte yaşanan örnekleri hatırlatan Memiş, sosyal medyada yapılan spekülatif paylaşımların vatandaşları Kapalıçarşı’ya yönlendirdiğini, ancak piyasada fiziki altın bulunmaması nedeniyle daha büyük sorunlar yaşandığını ifade etti.
2026’nın İkinci Yarısı İçin Sert Uyarı
İslam Memiş, 2026’nın ikinci yarısında altın piyasasında farklı bir senaryonun devreye girebileceğini söyledi. En kritik başlığın ise kota uygulamasının kaldırılması olacağını vurguladı. Kota kalktığı takdirde gram altın fiyatlarında ciddi bir düzeltme yaşanabileceğini belirten Memiş, “Şu an gram altın 6 bin 374 lira seviyesinde. Kota kalkarsa ilk etapta 100 liralık geri çekilmeler görürüz” dedi.
Bu düşüşlerin kademeli olacağını ifade eden Memiş, işçilik fiyatlarının 12 bin 500 dolardan 8 bin, 5 bin ve 3 bin dolar seviyelerine çekilmesiyle gram altında aşağı yönlü baskının artacağını söyledi. Ons altın yükselse bile gram altının aynı oranda yükselmemesinin temel sebebinin bu işçilik farkı olduğunu vurguladı.
“Resmi Kararla Gram Altın En Az Bin Lira Düşebilir”
Memiş’in en dikkat çekici uyarısı ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yönelik oldu. Bakanlık tarafından kota konusunda resmi bir karar açıklanması halinde gram altın fiyatlarında sert bir geri çekilme yaşanabileceğini belirten Memiş, “Sadece işçilikten dolayı gram altın tarafında en az bin liralık bir düşüş olabilir” ifadelerini kullandı.
Bu nedenle yatırımcıların kısa vadeli heyecanla değil, uzun vadeli planlamayla hareket etmesi gerektiğini söyleyen Memiş, özellikle 2026’nın ikinci yarısı için hazırlıklı olunması çağrısında bulundu. Altının uzun vadede değerini koruyan bir yatırım aracı olduğunu hatırlatsa da, geçici köpük fiyatların yatırımcıyı yanıltabileceğine dikkat çekti.




