Serebral Palsi’nin (SP) çocukluk çağında sık karşılaşılan nörolojik durumlardan biri olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Aslan, hastalığın kalıcı ancak ilerleyici olmayan bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.
"Erken Doğum ve Oksijensiz Kalma Risk Oluşturuyor"
Serebral Palsi’nin tanımını ve ortaya çıkış nedenlerini değerlendiren Uzm. Dr. Muzaffer Kaan Aslan, şu ifadeleri kullandı: ”Serebral Palsi (SP), gelişmekte olan bebeğin veya çocuğun beyninde meydana gelen hasar sonucunda hareket, duruş ve kas kontrolünün etkilenmesiyle ortaya çıkan, kalıcı ancak ilerleyici olmayan bir durumdur. Serebral Palsi; gebelik, doğum veya doğum sonrasında gelişen çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Erken doğum, düşük doğum ağırlığı, beyin gelişimini etkileyen enfeksiyonlar, oksijensiz kalma ve bazı beyin hasarları risk oluşturabilir. Ancak birçok çocukta kesin neden belirlenemeyebilir.”
Bu Belirtilere Dikkat: Hareketlerde, Oturmada ve Yürümede Gecikme!
Hastalığın çocuklardaki belirtilerine değinen Dr. Aslan, ailelerin dikkat etmesi gereken durumları özetledi: ”Çocuklarda hareketlerde gecikme, baş kontrolünün geç gelişmesi, oturma veya yürümede gecikme, kaslarda aşırı sertlik veya gevşeklik, istemsiz hareketler ve denge sorunları görülebilir. Bazı çocuklarda konuşma, beslenme, görme, işitme veya öğrenme ile ilgili ek sorunlar da bulunabilir.”
Erken Tanı ve Çok Disiplinli Tedavi Şart
Erken dönemde başlanan destekleyici tedavilerin çocuğun yaşam kalitesini ve becerilerini en üst seviyeye çıkaracağını belirten Uzm. Dr. Aslan, tedavinin çok yönlü yürütülmesi gerektiğini söyledi: ”Erken tanı ve erken başlanan destekleyici tedaviler, çocuğun sahip olduğu becerileri en iyi şekilde geliştirmesine yardımcı olabilir. Tedavide fizik tedavi ve rehabilitasyonun yanı sıra çocuk nörolojisi, çocuk sağlığı, ortopedi, fizyoterapi, ergoterapi, dil ve konuşma terapisi gibi farklı alanların birlikte çalışması önemlidir.”
"Toplumsal Farkındalık Katılımı Artıracaktır"
Serebral palsili çocukların ve ailelerinin toplumsal desteğe ihtiyaç duyduğunu belirten Uzm. Dr. Muzaffer Kaan Aslan, sözlerini şöyle tamamladı: ”Serebral palsili çocukların yalnızca tıbbi tedaviye değil; eğitim, rehabilitasyon, sosyal destek ve aile danışmanlığı hizmetlerine de erişebilmesi gerekmektedir. Ailelerin çocuklarının gelişiminde karşılaştıkları sorunlar konusunda bilinçlendirilmesi ve uygun sağlık hizmetlerine zamanında yönlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Toplumda serebral palsi konusunda farkındalığın artırılması; erken tanı, uygun rehabilitasyon ve çocuğun sosyal yaşama mümkün olduğunca aktif katılımının desteklenmesine katkı sağlayacaktır.”


