Trafikte çakarlı araçların yol istemesi uzun süredir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Son olarak sosyal medyada bir sürücünün, çakarlı bir araca yol vermediği gerekçesiyle tehdit edildiğini açıklaması, “Çakarlı araca yol vermek zorunlu mu?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Tartışmaların büyümesi üzerine Eski Mülki İdare Amiri Prof. Dr. Ulvi Saran, Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde önemli açıklamalarda bulundu. Saran, kamuoyunda sıkça karıştırılan çakarlı araç ile geçiş üstünlüğü olan araç kavramlarını net bir şekilde ayırarak, sürücülerin hangi durumlarda yol vermek zorunda olmadığını madde madde anlattı. Açıklamalar, trafikte yaşanan gerginliklere hukuki bir çerçeve kazandırdı.
Çakarlı Araç ile Geçiş Üstünlüğü Olan Araç Aynı Değil

Prof. Dr. Ulvi Saran’a göre trafikteki en büyük yanılgı, üzerinde çakar bulunan her aracın geçiş üstünlüğüne sahip olduğunun düşünülmesi. Saran, çakarlı aracın yalnızca ışıklı uyarı sistemi bulunan araç anlamına geldiğini, geçiş üstünlüğünün ise kanunla tanımlanmış özel bir hak olduğunu vurguladı. Karayolları Trafik Kanunu’na göre bu hak; ambulans, itfaiye, polis, jandarma, organ nakli araçları ve AFAD gibi kurumlara, yalnızca acil görev halindeyken tanınıyor. Yani bir aracın üzerinde çakar bulunması, tek başına sürücüler açısından bağlayıcı bir zorunluluk doğurmuyor. Bu ayrımın bilinmemesi, trafikte yaşanan birçok tartışmanın temelini oluşturuyor.
Siren Çalmıyorsa Yol Vermek Mecburi Değil

Saran’ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, geçiş üstünlüğünün hangi şartlarda geçerli olduğu oldu. Buna göre iki temel koşulun aynı anda sağlanması gerekiyor. İlk olarak araçta hem ışıklı hem de sesli uyarı sisteminin aktif olması şart. Yalnızca çakarın yanması yeterli sayılmıyor. İkinci şart ise aracın gerçekten acil bir görevde bulunması. Can veya mal güvenliğini ilgilendirmeyen durumlar, hukuken acil görev kapsamına girmiyor. Prof. Dr. Ulvi Saran, sireni kapalı olan ve acil görevde bulunmayan bir araca yol vermemenin sürücüler için herhangi bir cezai sorumluluk doğurmadığını açıkça ifade etti.
Bakan ve Koruma Araçları Her Zaman Öncelikli mi?
Kamuoyunda sıkça tartışılan bir diğer konu ise makam araçlarının durumu. Prof. Dr. Ulvi Saran, bakan ve koruma araçlarının her koşulda geçiş üstünlüğüne sahip olmadığını belirtti. Geçiş üstünlüğünün kişiye değil, yapılan görevin niteliğine bağlı olduğunu vurgulayan Saran, rutin programlar, protokol ziyaretleri ya da toplantıya yetişme çabasının acil görev sayılmadığını söyledi. Ancak resmi ve acil bir görev sırasında, siren ve çakar birlikte kullanılıyorsa geçiş üstünlüğünün doğabileceğini ifade etti. Özellikle İçişleri, Sağlık ve AFAD gibi kurumların daha sık acil görev kapsamında değerlendirildiğini, diğer bakanlıklar için bunun sürekli bir durum olmadığını da sözlerine ekledi.
Yol Vermeyen Sürücüye Ceza Yazılabilir mi?
Sosyal medyada gündem olan “yol vermediği için ceza” iddialarına da değinen Prof. Dr. Ulvi Saran, hukuka aykırı şekilde talep edilen geçiş üstünlüğüne uymamanın suç olmadığını net bir dille dile getirdi. Acil görev bulunmaksızın ve yasal şartlar oluşmadan açılan siren ya da çakarın, sürücüler açısından bağlayıcı olmadığını belirten Saran, bu durumda yol vermemenin ihlal sayılmayacağını söyledi. Açıklamalar, trafikte haklarını bilmeyen sürücüler için yol gösterici nitelik taşırken, “çakar terörü” olarak adlandırılan tartışmalara da hukuki bir çerçeve kazandırmış oldu.





