Yüksek Mahkeme, çıraklık sürecinde yalnızca mesleki eğitim alınıp alınmadığının değil, kişinin işyerinde fiilen üretime katılıp katılmadığının da araştırılması gerektiğine hükmetti. Karar, geçmişte çıraklık döneminde gerçekten çalıştığını belirten kişiler açısından yeni bir hukuki değerlendirme sürecinin önünü açtı.

Karar, özellikle çıraklık ve staj dönemlerinin emeklilik hesabında başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini bekleyen vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor. Ancak Yargıtay'ın kararı, tüm çıraklık ve staj sürelerinin otomatik olarak sigorta başlangıcı kabul edildiği anlamına gelmiyor.

Yargıtay hangi ayrıntının araştırılmasını istedi?

Ankara'da görülen davada, 17 yaşındayken çıraklık eğitimine başlayan bir kişi, bu dönemin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurdu. Başvurunun reddedilmesi üzerine konu yargıya taşındı.

Davaya ilişkin ilk değerlendirmelerde talep kabul edilmezken dosyanın Yargıtay'a taşınmasının ardından önemli bir ayrıntıya dikkat çekildi. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, davacının çıraklık döneminde yalnızca eğitim amacıyla mı bulunduğunun, yoksa işyerindeki üretim faaliyetlerine fiilen katılıp katılmadığının belirlenmesi gerektiğine karar verdi.

Böylece yüksek mahkeme, çıraklık döneminin niteliğinin yalnızca kayıtlar üzerinden değil, kişinin o dönemde yaptığı işlerin kapsamı dikkate alınarak değerlendirilmesini istedi.

Fiilen çalışan çırak için hangi karar çıktı?

Dosyanın yeniden görülmesi sırasında dinlenen tanıkların ifadeleri, davanın seyrini değiştirdi. Tanıklar, davacının okulda olmadığı günlerde işyerinde ustalarla birlikte çeşitli işlerde çalıştığını anlattı.

Davacının bu süreçte sökme, takma, montaj ve tamir gibi işlere katıldığı yönündeki beyanlar mahkeme tarafından değerlendirildi. Yapılan inceleme sonucunda kişinin yalnızca mesleki eğitim alan bir çırak olmadığı, aynı zamanda işyerindeki üretim faaliyetlerine fiilen dahil olduğu kanaatine varıldı.

Bunun üzerine sigortalılığın, davacının 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren başlatılmasına karar verildi.

Bu karar çıraklık ve staj mağdurları için ne ifade ediyor?

Yargıtay'ın kararı, özellikle çıraklık döneminde gerçekten çalıştığını ve üretim sürecine katıldığını ileri süren kişiler açısından dikkat çekiyor. Kararla birlikte, benzer durumda olan kişilerin çıraklık dönemlerindeki çalışma koşullarının somut delillerle ortaya konulmasının önem kazandığı görülüyor.

Ancak kararın kapsamının doğru anlaşılması gerekiyor. Çıraklık döneminde fiilen çalışmış olmak tek başına bütün kişilerin sigorta başlangıcının geriye çekileceği anlamına gelmiyor. Her dosyanın kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor.

Fiili çalışmanın ortaya konulmasında tanık anlatımları, bordrolar, işyeri kayıtları ve diğer resmi belgeler önem taşıyor. Mahkemeler, kişinin eğitim amacıyla işyerinde bulunması ile doğrudan üretim faaliyetlerine katılması arasındaki farkı inceleyebilecek.

Bu nedenle Yargıtay'ın kararı, çıraklık döneminin sigorta başlangıcı olarak değerlendirilmesi konusunda dosya bazında yapılacak incelemelerin önemini artıran bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Öte yandan karar, uzun süredir çıraklık ve staj dönemlerinin emeklilik hesabına dahil edilmesini bekleyen vatandaşların da gündeminde. Özellikle geçmişte çırak olarak çalıştığını belgeleyebilen kişiler açısından kararın benzer davalara nasıl yansıyacağı önümüzdeki süreçte daha net ortaya çıkacak.

Kaynak: Haber Merkezi