Bu nedenle yüksek gelen bir elektrik faturasını değerlendirirken yalnızca ödenecek TL tutarına bakmak yerine faturadaki diğer bilgilerin de önceki dönemle karşılaştırılması gerekiyor.
Beklenenden yüksek bir fatura ile karşılaşan tüketicilerin öncelikle faturadaki ilk ve son sayaç endekslerini, sayaç okuma tarihlerini ve toplam tüketim miktarını kontrol etmesi gerekiyor.
Ayrıca faturanın kaç günlük tüketimi kapsadığı ve hangi tarifenin uygulandığı da incelenmeli.
Çünkü bir önceki faturaya göre tüketim dönemi daha uzun sürdüyse, kullanılan elektrik miktarı da buna bağlı olarak artabiliyor. Bu nedenle yalnızca iki faturanın toplam TL tutarını karşılaştırmak, artışın gerçek nedenini ortaya koymak için yeterli olmayabiliyor.

SAYAÇ OKUMA TARİHLERİ NEDEN ÖNEMLİ?
EPDK'nın aktarılan bilgilerine göre elektrik sayaçları dağıtım şirketleri tarafından en az 25, en fazla 35 günlük dönemlerde ve her takvim ayında bir kez okunuyor.
İki okuma arasındaki sayaç endeksi farkı, ilgili çarpan faktörüyle birlikte tüketim miktarının hesaplanmasında kullanılıyor.
Dolayısıyla önceki fatura daha kısa bir dönemi, yeni fatura ise daha uzun bir dönemi kapsıyorsa toplam kilovatsaat tüketiminde yükseliş görülebiliyor.
Bu nedenle fatura kontrolünde hem kWh miktarının hem de okuma tarihleri arasındaki gün sayısının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
YÜKSEK FATURA GELDİYSE 4 NOKTAYI KONTROL EDİN
Beklenmedik bir artışla karşılaşan tüketiciler, mevcut faturayı önceki dönem faturasıyla karşılaştırırken şu dört noktaya bakabilir:
- İlk ve son sayaç endeksleri
- Faturanın kapsadığı gün sayısı
- Toplam elektrik tüketimi (kWh)
- Uygulanan elektrik tarifesi
Sayaç endeksleri ve fatura dönemi önceki ayla benzer olmasına rağmen tüketilen elektrik miktarında ciddi bir artış varsa, evdeki elektrik kullanımının değişip değişmediği de gözden geçirilmeli.
2026'DA 4 BİN KWH SINIRI NEDEN ÖNEMLİ?
Elektrik faturasındaki artışın nedenini araştırırken uygulanan tarifenin de kontrol edilmesi gerekiyor.
2026 yılı için mesken abonelerinde Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamında yıllık 4 bin kWh sınırı bulunuyor. Belirlenen şartları taşıyan ve bu tüketim limitinin üzerinde kalan abonelere, ikili anlaşma bulunmaması halinde son kaynak tedarik tarifesi uygulanabiliyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre Türkiye'de ortalama aylık elektrik tüketimi yaklaşık 190-200 kWh, yıllık ortalama tüketim ise yaklaşık 2 bin 400 kWh seviyesinde bulunuyor.
Bakanlık daha önce yaptığı açıklamada, 4 bin kWh sınırına ilişkin düzenlemeden mesken abonelerinin yüzde 93,5'inin etkilenmeyeceğini bildirmişti.
ELEKTRİK FATURASINA HANGİ DURUMLARDA İTİRAZ EDİLEBİLİR?
Faturadaki tüketim veya hesaplamanın hatalı olduğunu düşünen tüketiciler, belirli durumlarda faturaya itiraz edebiliyor.
İtiraz konusu olabilecek durumlar arasında:
- Sayacın hatalı okunması,
- Yanlış tarife uygulanması,
- Tüketim miktarının hatalı hesaplanması,
- Tüketim bedelinin yanlış hesaplanması,
- Aynı ödemenin birden fazla kez bildirilmesi
gibi durumlar bulunuyor.
Bu tür bir sorun olduğunu düşünen tüketicilerin, faturayı düzenleyen görevli tedarik şirketine başvurması gerekiyor.
ELEKTRİK FATURASINA İTİRAZ SÜRESİ NE KADAR?
Paylaşılan EPDK bilgilerine göre tüketiciler, ödeme bildiriminin kendilerine yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde görevli tedarik şirketine faturayla ilgili itirazda bulunabiliyor.
Ancak faturaya itiraz edilmesi, mevcut ödeme yükümlülüğünü tek başına ortadan kaldırmıyor.
İtiraz edilen tüketim bedeli ile bir önceki dönemde ödenen tutar arasındaki farkın yüzde 30'dan fazla olması halinde belirli şartlar altında tüketici, önceki dönem tüketim bedeli kadarını son ödeme tarihine kadar ödeyebiliyor.

ELEKTRİK FATURASINDAKİ ARTIŞ NASIL ANLAŞILIR?
Yüksek gelen elektrik faturasının nedenini belirlemek için öncelikle kWh tüketimi ve sayaç endeksleri karşılaştırılmalı. Ardından faturanın kapsadığı gün sayısı, okuma tarihleri ve uygulanan tarife kontrol edilmeli.
Bu bilgilerde olağan dışı bir durum görülmesi halinde faturalandırmanın doğruluğu araştırılabilir.




