Emeklilik hayali kuranlar veya yıllar süren çalışma hayatının ardından nihayet rahat bir nefes aldığını düşünenler için sular bir türlü durulmuyor. Sosyal güvenlik mevzuatında yapılan son değişiklikler, özellikle sağlık sorunlarıyla boğuşan kesimin hayatını derinden etkileyecek yepyeni bir dönemin kapısını araladı. Binlerce kişi, uzun yılların yorgunluğuyla geleceğini güvence altına aldığını düşünürken bir sabah uyandığında tamamen farklı, zorlayıcı kurallarla yüzleşmek zorunda kaldı.

İşte bu kafa karışıklığının tam ortasında SGK Uzmanı Dilek Ete, Ocak 2025'te yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun ile hayatımıza giren acı gerçekleri masaya yatırdı. Artık engelli emeklisi olmak o kadar da kolay değil.
Vergi İndirimi Belgesi Tarihe Karıştı
Eskiden nasıldı? Gidip vergi dairesinden indirim belgenizi alır, içiniz rahat bir şekilde SGK'nın yolunu tutardınız. Ete'nin uyarısına göre bu devir tamamen kapandı. SGK artık "Maliyeden aldığın rapor beni bağlamaz" diyor. Kurum, emeklilik onayı için sizi doğrudan kendi belirlediği devlet veya araştırma hastanelerine yönlendiriyor ve süreci baştan başlatıyor.
Hastalıklar Toplanmıyor, Tek Rahatsızlığa Bakılıyor
Asıl büyük yıkım sağlık kurulu raporlarının hesaplanmasında yaşanıyor. Diyelim ki hem kalbinizden rahatsızsınız hem böbrek yetmezliğiniz var hem de psikolojik tedavi görüyorsunuz. Eskiden bu oranlar adil bir formülle toplanır, hakkınız olan engel oranı ortaya çıkardı. Şimdi durum çok farklı. SGK sadece en ağır hastalığınızı baz alıyor, diğer rahatsızlıklarınızı adeta yok sayıyor. Haliyle fiilen çalışmakta büyük zorluk çeken insanların resmi engel oranı bir anda tepetaklak oluyor.
Prim Yükü Arttı, Kontrolde Maaş Gitti
Yeni sistem sadece oranları düşürmekle kalmadı, istenen prim gün sayısını da sessiz sedasız yukarı çekti. Eskiden 15 yıl 3600 günle emekli olabilen bir vatandaşın önüne şimdi 4100 güne varan ağır şartlar konuyor. Uzman Ete durumu özetlerken, cebinde destelerle parası olmayan dar gelirli vatandaşın o fazladan 500 günün primini kuruşu kuruşuna nasıl ödeyeceğini haklı olarak sorguluyor. Üstelik geçmişte emekli olmuş ama 2026'ya kontrol muayenesi yazılmış kişiler de diken üstünde. Yeni ölçümlere göre "sen artık engelli değilsin" denilip maaşlar anında kesilebiliyor. Maaşı kesilen vatandaş bir anda sağlık güvencesini de kaybediyor, canı pahasına ihtiyaç duyduğu ilacını bile alamıyor.
Mağdurlar İçin Dava Yolu Açık
Peki bu işin bir çözümü, bir çıkış kapısı yok mu? Şubat 2025'te Anayasa Mahkemesi'ne taşınan kanun iptali davasından henüz bir karar çıkmadı. Ancak maaşı haksız yere kesilen vatandaşların elleri armut toplamamalı. Dilek Ete, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine dayanarak bu ağır mağduriyetin yargıya taşınabileceğini hatırlatıyor. Hakkınızı aramak, o zor günlerde ailenizin rızkını ve sağlığını korumanın tek yolu olabilir.




