Değerli metaller piyasasında yaşanan sert hareketlilik sürerken, Ekonomist Prof. Dr. Sefer Şener'den altın ve gümüş yatırımcılarını yakından ilgilendiren analizler geldi. TGRT Haber yayınında piyasaların son durumunu değerlendiren Şener, ABD-İran gerilimi ile ABD Merkez Bankası (Fed) faiz politikalarının fiyatlamalar üzerindeki baskısını detaylandırdı. Tırmanan petrol fiyatlarının piyasadaki etkilerini anlatan uzman isim, dünyada yatırım tarzlarının tamamen değiştiğine işaret ederek paylaştığı bilgilerin yatırım tavsiyesi olmadığını vurguladı.

ALTIN FİYATLARINDA ENERJİ VE FED BASKISI

Piyasanın birinci belirleyicisinin yükselen enerji fiyatları olduğunu söyleyen Şener, altın fiyatlarındaki anlık çekilmeleri doğrudan jeopolitik risklere bağladı. Canlı yayında süreci değerlendiren ekonomist, "Savaşla ilgili her gün farklı mesajların gelmesi ve petrol fiyatlarının değişmesi şu anda altının birinci belirleyicisi. ABD Başkanı Trump’ın İran ile anlaşma yapmayabileceklerini açıklamasıyla petrol 90 doların üzerini gördü. Enerji fiyatları yukarı taşındığı sürece altın başta olmak üzere kıymetli metallerde aşağı yönlü çekilmeler yaşanıyor." ifadelerini kullandı.

Yalnızca savaş ve enerji odaklı değerlendirmelerin eksik kalacağını savunan uzman, Fed'in faiz patikasının asıl yön verici unsurlardan biri olduğunu anlattı. Yıl başında eylül ve aralık aylarında iki faiz artışı beklendiğini hatırlatan Şener, mevcut tabloda eylül ayında faiz artışı ihtimalinin neredeyse imkansız hale geldiğini aktardı. Bugünlerde ABD tahvil faizlerindeki sert değişimler altın fiyatlarını doğrudan geriletiyor. Brent petrolün 91 dolara çıkmasının küresel bir risk yarattığına değinen Şener, petrol 80 doların altına inip Fed'den indirim mesajları gelmedikçe altındaki 50-100 dolarlık dalgalanmaların süreceğini öngörüyor.

GÜMÜŞTEKİ OYNAKLIĞIN TEMELİNDE ARZ SIKINTISI VAR

Gümüşün altından farklı bir kulvarda hareket ettiğini savunan Şener, bu madenin yalnızca bir tasarruf aracı değil, sanayide yoğun kullanılan bir bileşen olduğunu bildirdi. Akıllı telefon çiplerinden elektrikli araç şarj sistemlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede gümüşe yönelik çok yüksek bir talep bulunuyor. Uzmana göre piyasadaki bu endüstriyel talep, madenin borsasındaki sert fiyat hareketlerini beraberinde getiriyor. Son üç yıldır kronik bir arz yetersizliği yaşandığını aktaran ekonomist, küresel üretimin mevcut talebi karşılamadığını, arzın kısıtlı kalmasının ons fiyatında agresif dalgalanmalara yol açtığını paylaştı.

YÜKSEK RİSK FAKTÖRÜ ZAMANLAMAYI ZORLAŞTIRIYOR

Altın ile gümüşün piyasa karakterini kıyaslayan Prof. Dr. Sefer Şener, ons fiyatındaki ekstrem hareketliliğe karşı yatırımcıları temkinli olmaya çağırdı. Altının artış ve azalış oranlarının belirli ölçülerde seyrettiğini hatırlatan Şener, şu sözlerle doğrudan uyarıda bulundu: "Altın nispeten daha stabil kalabiliyor, artış ve azalış oranları belli ölçülerde seyrediyor. Ancak gümüşte böyle bir sınır yok. Gümüş onsunun bir 60-65 dolarlara gerilediğini, bir de bakıyorsunuz 130 dolarları aştığını görebiliyorsunuz. Oynaklık bu kadar yüksekken çok daha temkinli olunmalı.".

Sadece savaşa veya tek başına enflasyona odaklanarak karar almanın yatırımcıya hata yaptıracağını vurgulayan Şener, yüksek oynaklık nedeniyle zamanlamayı iyi yapamayanların zarar etme riskinin katlandığını söyledi. Birikimlerini korumak isteyenlerin, gümüş gibi aşırı hareketli enstrümanlarda tüm piyasa koşullarını iyi analiz etmesi gerekiyor.

Muhabir: Haber Merkezi