Hayat kurtarmak için zamanla yarışan Acil Sağlık Hizmetleri çalışanları, görev esnasında karşılaştıkları trafik cezaları ve kaza sonrası mali yükümlülükler nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Anadolu Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (ANADOLU SAĞLIK-SEN) Genel Başkanı Necip Taşkın, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak yetkililere acil çözüm çağrısında bulundu.

"Ambulanslar Makam Aracı Değildir, Keyfi Hız Yapılmaz"
Genel Başkan Necip Taşkın, ambulanstaki ekiplerin tek gayesinin hastayı hayatta tutmak ve en kısa sürede hastaneye yetiştirmek olduğunu vurguladı. Taşkın, "Ambulans kullanan Acil Tıp Teknisyeni (ATT), paramedik ve şoförlerimiz, kelimenin tam anlamıyla can pazarı yaşandığı anlarda direksiyon sallıyor. Arkada bir insanın hayatı kurtarılmaya çalışılırken, sürücü personelimizin üzerine adeta yağmur gibi trafik cezası yağıyor" ifadelerini kullandı.
Radarlar ve EDS sistemlerinin görevdeki bir ambulans ile sivil bir aracı ayırt edemediğini belirten Taşkın, bu cezaların doğrudan personelin maaşından kesildiğini söyledi. Ambulansların makam aracı olmadığını vurgulayan Taşkın, "İçinde hasta olsun ya da olmasın, ya bir vakaya yetişmeye çalışıyordur ya da kendi istasyon bölgesine dönüyordur" dedi.

Yargıtay'dan Emsal Karar: "Zorunluluk Hali" Cezalandırılamaz
Açıklamasında yargı kararlarına da dikkat çeken Taşkın, Yargıtay’ın bu konuda net emsal kararları bulunduğunun altını çizdi. Yargıtay Ceza Dairesi'nin, acil hasta veya yaralı taşıyan sivil araçlara kesilen cezaları bile Türk Ceza Kanunu’ndaki "zorunluluk hali" maddesi uyarınca iptal ettiğini hatırlattı.
Taşkın, "Yargıtay emsal kararlarında, hayati tehlikesi olan bir hastayı yetiştirmek amacıyla yapılan hız veya kurallı ışık ihlallerini hukuka uygun bulmuştur. Sivil bir vatandaşın hastasını yetiştirirken tabi olduğu bu hak, asıl işi hayat kurtarmak olan 112 ambulans şoförlerine hayli hayli uygulanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

İptal Davaları Bürokrasi Çilesine Dönüşmesin
Mevcut sistemde haksız cezaların iptali için izlenen yasal sürecin sağlık çalışanlarını tüketeceğini belirten Taşkın, iptal davalarına dönüşecek bürokratik çileyi anlattı. Taşkın, "Maaşından binlerce lira ceza kesilen personel, bu cezaları iptal ettirebilmek için tebliğ tarihinden itibaren Sulh Ceza Hakimliklerine itiraz etmek zorunda kalacak. Dava dosyasına acil servis giriş fişleri, triyaj formları, 112 arama kayıtları ve görev kağıtları gibi onlarca delil eklemek zorunda kalacak" dedi.
Sağlık çalışanlarının "Yine ceza yer miyim, maaşım kesilir mi?" korkusuyla baskı altında çalıştığını ifade eden Taşkın, bu durumun acil sağlık hizmetlerinin ruhuna aykırı olduğunu söyledi.
Skandal Uygulama: Kaza Zararı Sağlıkçıya Rücu Ediliyor
Trafik cezalarının yanı sıra personeli en çok yıpratan konunun kazadan sonraki mali yükümlülükler olduğunu ifade eden Taşkın, bu konuda da çarpıcı açıklamalarda bulundu. Taşkın, "Ambulans sürücülerimiz sadece haksız cezalarla uğraşmıyor; personelin omuzlarında çok daha ağır bir yük var. Saniyelerle yarışırken ambulans kaza yaptığında, kasko ve sigorta prosedürleri arkasından kamunun uğradığı zararın yanı sıra karşı tarafın aracının yattığı süre kadar zararın tazmini de ambulansı kullanan ATT, paramedik veya şoförümüze rücu ettiriliyor" dedi.
Yüz binlerce, hatta milyonlarca liralık araç hasarları ve tazminatların hayat kurtaran personelin sırtına yüklendiğini belirten Taşkın, "Devletin malıyla, devletin görevini yaparken kaza yapan personele 'bu zararı sen ödeyeceksin' demek hangi vicdana sığar?" diye sordu.
Sağlık Bakanlığı ve Emniyete Ortak Sistem Çağrısı
Anadolu Sağlık-Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, bu haksızlığın ortadan kalkması için Sağlık Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü arasında acilen otomatik bir entegrasyon kurulması gerektiğini belirtti. Taşkın, çözüm önerilerini sıraladı.
Taşkın, Sağlık Bakanlığı'nın 112 vaka takip sistemleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı EDS sistemlerinin birbiriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Aktif olarak görevde veya hasta naklinde olduğu sistem üzerinden doğrulanan ambulanslara kesilen cezaların, personelin önüne hiç gelmeden doğrudan sistemden silinmesi gerektiğini ifade etti.
Taşkın, açıklamasını "Hayat kurtaran ellerin, sistemsel hatalar yüzünden cezalandırılması ve mahkeme kapılarında koşturulması kabul edilemez. Hükümetimizden ve ilgili Bakanlıklarımızdan bu kanayan yaraya kalıcı bir düzenleme getirmesini bekliyoruz" diyerek noktaladı.




