Yozgat’ın Sorgun ilçesinde Sami Taşkın’ın pandemi döneminde oğlunun isteğiyle aldığı binek atı, yıllar içinde bir aile işletmesine dönüşen yarış atı yetiştiriciliğinin başlangıcı oldu. Ayrıdam köyü mevkisindeki çiftlikte önce binek atlarıyla başlayan ilgi, üç safkan Arap damızlık kısrağın alınmasıyla profesyonel yetiştiriciliğe evrildi. Bugün 16 ata ulaşan çiftlikte yetişen taylar İstanbul, Bursa ve İzmir hipodromlarında yarışıyor. Emekli Taşkın’a veteriner hekim oğlu Mehmet Emin ile at antrenörü oğlu Yasin de destek veriyor. Ailenin hedefi ise önümüzdeki yıllarda yetiştiricilik faaliyetlerini genişletmek.

Yozgat’ta At Merakı Nasıl Yarış Atı Yetiştiriciliğine Dönüştü
61 yaşındaki Sami Taşkın’ın atçılığa ilgisi, pandemi döneminde oğlu Yasin’in isteği üzerine başladı. İlk olarak bir binek atı alan aile, kısa süre sonra ikinci atı da çiftliğe getirdi. Bu süreçte çevresinden gelen tavsiyeler, Taşkın ailesinin farklı bir alana yönelmesini sağladı.
Bir arkadaşının çiftliğin bulunduğu bölgenin iklim ve arazi koşullarının at yetiştiriciliğine uygun olduğunu söylemesi üzerine Taşkın, üç safkan Arap damızlık kısrak satın aldı. Kısrakların gebeyken alınmasıyla ilk taylar kısa sürede dünyaya geldi. Bu tayların yarışlara başlaması, ailenin yetiştiriciliğe olan ilgisini daha da artırdı.
Taşkın daha sonra damızlık kısraklarını başarılı aygırlarla çiftleştirmeye başladı. Böylece başlangıçta hobi olarak görülen at merakı, düzenli üretim yapılan bir yetiştiricilik faaliyet haline geldi. Ailenin çiftliğinde bugüne kadar 16 tay yetiştirildi ve bu atların tamamı yarış pistlerinde koşmaya devam ediyor.

Safkan Arap Yarış Atları Hipodromlara Hazırlanıyor
Çiftlikte yetiştirilen tayların bakım ve gelişim süreci belirli bir program dahilinde ilerliyor. Taşkın ailesi, tayları yaklaşık 2,5 yaşına kadar Yozgat’taki çiftlikte yetiştiriyor. Bu dönemde atların beslenmesi, sağlık kontrolleri, fiziksel gelişimi ve genel bakımları takip ediliyor.

2,5 yaşını tamamlayan taylar ise hipodromlara gönderiliyor. Burada yaklaşık altı ay süren eğitim ve idman programına giren atlar, yarış koşullarına hazırlanıyor. Ailenin yetiştirdiği atlar İstanbul, Bursa ve İzmir’deki hipodromlarda piste çıkıyor.
Sami Taşkın, yetiştiriciliğin kendileri için yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını belirtiyor. Atlarla ilgilenmenin keyif verdiğini söyleyen Taşkın, yarış sırasında yetiştirdikleri hayvanların performansını izlemenin bu emeğin en heyecanlı taraflarından biri olduğunu ifade ediyor.

Veteriner Hekim Oğul Çiftlikte Sağlık Takibini Yapıyor
Atçılık, Taşkın ailesinin yalnızca iş yaşamını değil, meslek seçimlerini de etkiledi. Sami Taşkın’ın oğlu Mehmet Emin Taşkın, atlara duyduğu ilgiyi veteriner hekimlik eğitimiyle birleştirdi. Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun olan Mehmet Emin, bugün çiftlikteki atların sağlık süreçlerini takip ediyor.

Veteriner hekim Taşkın; muayene, teşhis, koruyucu hekimlik uygulamaları ve ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarıyla ilgileniyor. Böylece aile, yetiştirdikleri atların bakımında dışarıdan destek almak yerine veterinerlik bilgisini doğrudan çiftlikte kullanabiliyor.
Mehmet Emin Taşkın, daha önce ailece atçılıkla ilgilenmelerinin hayvan sevgisini güçlendirdiğini ve bu durumun meslek seçiminde etkili olduğunu söylüyor. Yarışlarda elde edilen dereceler ve şampiyonluklar ise aile için çalışmalarının karşılığını gördükleri anlar arasında yer alıyor.

Yozgat’ta Yetişen Atlarla Yeni Hedef İngiliz Kısraklar
Sami Taşkın’ın önümüzdeki yıllar için hedefi, mevcut yetiştiricilik faaliyetini daha da çeşitlendirmek. Aile, safkan Arap atlarının yanı sıra damızlık İngiliz kısraklar alarak yeni bir yetiştiricilik alanına yönelmeyi planlıyor.
Bugün 16 atın bulunduğu çiftlikte baba ve iki oğul birlikte çalışıyor. Yetiştiriciliğin farklı aşamalarında üstlendikleri görevler, ailenin yıllar içinde oluşturduğu sistemin temelini oluşturuyor. Yozgat’ta başlayan süreç, Bursa, İstanbul ve İzmir hipodromlarına uzanan bir yarış serüvenine dönüşmüş durumda.

Taşkın ailesi için bu hikayenin başlangıcında ise pandemi döneminde alınan tek bir binek atı bulunuyor. Küçük bir merakla başlayan süreç, bugün yarış pistlerinde mücadele eden safkan atların yetiştirildiği bir çiftliğe dönüşmüş durumda.





