25 Kasım, sadece takvimde bir tarih değil. Her yıl bugün, dünyanın dört bir yanında kadınların yaşadığı şiddete dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak için bir mücadele günü olarak anılıyor.
Gelecek Partisi Yozgat İl Başkanı Ömer Aydoğmuş da bu anlamlı günde yaptığı açıklamayla dikkat çekti.
“Artık Yeter!” Diyenlerin Günü: Kadına Şiddet İnsanlığın Yarası
Ömer Aydoğmuş, kadına yönelik şiddetin sadece bireysel değil, toplumsal bir suç olduğuna işaret ederek, “Kadına şiddet insanlığa ihanettir” dedi.
Toplumun temel taşı olan kadına yönelen her saldırının, aslında milletin geleceğine vurulan bir darbe olduğunu vurgulayan Başkan Aydoğmuş’un mesajı, kadının ailedeki, toplumdaki ve inançlardaki yerini hatırlatarak vicdanlara seslendi.

Kadını Susturmak, Toplumun Vicdanını Karartmaktır
Aydoğmuş’un açıklamasında en dikkat çekici ifadelerden biri, şiddeti mazur gösteren her türlü gerekçeye karşı net duruşuydu.
“Hiçbir öfke, hiçbir bahane, hiçbir kültür, bir kadının canına, onuruna, özgürlüğüne saldırmayı haklı kılamaz” diyen Aydoğmuş, kadını susturmanın toplumun vicdanını da susturmak anlamına geldiğini belirtti.

Türk–İslam Ahlakında Kadına Şiddet Yoktur
Aydoğmuş, kadına yönelik şiddeti sadece çağdaş hukuk değil, köklü inanç ve kültür değerlerinin de reddettiğini belirtti. Türk–İslam geleneğinde kadının yerinin daima yüce tutulduğuna dikkat çeken Aydoğmuş, kadına el kaldırmanın inanca da ihaneti temsil ettiğini ifade etti.

İstanbul Sözleşmesi Neden Hayatiydi?
Açıklamanın bir diğer önemli bölümü, İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik değerlendirmeler oldu. Aydoğmuş, sözleşmenin kadınları korumaya yönelik uluslararası düzeyde bağlayıcı ilk metin olduğunu ve öneminin hala geçerliliğini koruduğunu söyledi.
Sözleşmeye karşı çıkanların metni yanlış yorumladığını belirten Aydoğmuş, “Toplumsal cinsiyet kavramı ideolojik bir tehdit gibi algılandı ama aslında şiddeti besleyen yanlış alışkanlıkları değiştirmeyi hedefliyordu” ifadelerini kullandı.

Sessiz Kalan da Ortaktır
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin sadece şiddet olaylarını kınamakla sınırlı olmadığını dile getiren Aydoğmuş, “Bugün sadece şiddeti değil, şiddeti besleyen anlayışları da reddediyoruz” diyerek net bir duruş sergiledi.
Şiddeti görmezden gelen, sessiz kalan ya da mazur gösteren herkesin bu suça ortak olduğunu söyleyen Aydoğmuş, kadının güçlü, özgür ve güvenli bir hayat sürdüğü bir toplum için mücadeleye devam edeceklerini belirtti.




