Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinesinde, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacı doğrultusunda yürütülen çalışma, SEFİNE Tersanesi ve ASELSAN iş ortaklığıyla hayata geçirildi. MARLİN SİDA, Türk Deniz Kuvvetleri envanterine giren ilk insansız deniz aracı olma özelliğini taşıyor.

Yaklaşık bir yıllık koordineli çalışma

SEFİNE Tersanesi Stratejik ve İnsansız Sistemler Araştırma Merkezi (SİSAM) ile Koç Savunma işbirliğinde yürütülen çalışmalar yaklaşık bir yıl sürdü. Bu süreçte mayın dökücü sistemin tasarım ve üretim faaliyetleri tamamlandı. Görev otonomisinin bir uygulaması olarak geliştirilen otonom ve uzaktan kontrollü mayın döküş algoritmaları ile görev planlama arayüzleri MARLİN platformuna entegre edildi.

Marlin Sida Mayin Dokme Yetenegi Kazandi Turkiye Sinirli Sayidaki 20260817 2

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının harekat ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulan konsept kapsamında, mayın döküş harekatının insansız sistemlerle icrasına yönelik kritik kabiliyetler geliştirildi. Sistemlerin doğrulama ve test faaliyetleri SEFİNE Tersanesi'nde gerçekleştirildi.

Eğitim maksatlı mayınla başarılı test

Eğitim maksatlı MALAMAN mayını ile yapılan testlerde, MARLİN SİDA'nın hem otonom hem de uzaktan kontrollü modlarda mayın döküş görevini planlandığı şekilde yerine getirdiği doğrulandı. Testlerin başarıyla tamamlanması, platformun operasyonel hazırlık seviyesini ortaya koydu.

Marlin Sida Mayin Dokme Yetenegi Kazandi Turkiye Sinirli Sayidaki 20260817 3

Bu kabiliyetin devreye alınmasıyla Türkiye, insansız deniz araçlarıyla mayın dökme yeteneğine sahip sınırlı sayıdaki ülkeler arasındaki yerini pekiştirdi.

MARLİN platformunun modüler mimarisi ve çok amaçlı görev yapısı bu yeni kabiliyetle bir kez daha doğrulandı. Geleceğin deniz harekatlarında sürat, düşük risk, operasyonel esneklik ve yüksek gizlilik sağlayacak bu yeteneğin, Türk Deniz Kuvvetleri için önemli bir kuvvet çarpanı olması öngörülüyor.

Marlin Sida Mayin Dokme Yetenegi Kazandi Turkiye Sinirli Sayidaki 20260817 4

İnsansız sistemlerin deniz harekatındaki rolünün giderek arttığı bir dönemde atılan bu adım, Türkiye'nin savunma sanayisindeki bağımsız kabiliyet geliştirme stratejisinin de somut bir çıktısı olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: AA