Pompa fiyatlarındaki tırmanışın ardından dizel yakıtın litre bedelinin üç haneli rakamları görmesi, tüketici tercihlerini kökten sarsıyor. Kilometre başına harcanan yakıt maliyetini asgariye indirmek isteyen araç sahipleri hızla elektrikli modellere geçiş yaparken, tablonun diğer ucunda kamu gelirleri açısından kritik bir açık beliriyor. Fosil yakıt tüketiminin azalması, devlet bütçesinin en sağlam dayanaklarından biri sayılan dolaylı vergilerin matrahını daraltıyor.
ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İÇİN YENİ ÖTV VE VERGİ MODELLERİ GÜNDEMDE
Kamu maliyesinin karşı karşıya kaldığı riski rakamlarla ortaya koyan Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), 2026 takvimi boyunca akaryakıt kalemlerinden 656,5 milyar TL seviyesinde bir Özel Tüketim Vergisi tahsilatı hedefliyor. Kurum, eşel mobil uygulaması dolayısıyla vazgeçilen ÖTV payının KDV ayağının da toplanamadığına dikkat çekerken, araç parkının dönüşümü bu gelir havuzunu doğrudan tehdit ediyor.
Tablonun ciddiyetini tüketim alışkanlıkları üzerinden özetleyen ekonomist ve Sözcü yazarı Mahmut Aydoğmuş, her 100 kilometrelik mesafede dizel bir taşıtın ortalama 6 litre yakıt harcayarak devlete hem maktu ÖTV hem de KDV kazandırdığını hatırlattı. Bataryalı araçlara geçildiğinde ise litreye bağlı bu maktu tahsilat zincirinin tamamen koptuğuna işaret eden Aydoğmuş, milyonlarca vasıtanın katettiği milyarlarca kilometrelik yol hesaba katıldığında Maliye'nin görmezden gelemeyeceği bir matrah kaybının doğduğunu ifade etti.
AVRUPA BİRLİĞİ DİREKTİFİ VE MASADAKİ ALTERNATİF FORMÜLLER
Tartışmanın hukuki arka planına ışık tutan Aydoğmuş, Avrupa Birliği'nin 2003/96/EC sayılı Enerji Vergilendirme Direktifi'ni anımsattı. Söz konusu mevzuatın elektrik enerjisini açıkça özel tüketim vergisine tabi ürünler arasında konumlandırdığını belirten yazar, Türkiye'nin AB müktesebatına uyum sürecindeki Vergilendirme Faslı kapsamında "elektrik ve enerji ürünlerinin vergilendirilmesinin (ÖTV) yeniden yapılandırılması" başlığının uzun yıllardır yer aldığını kaydetti.
Bunun bugünden yarına şarj soketlerine doğrudan ÖTV ekleneceği manasına gelmediğinin altını çizen Aydoğmuş, resmi bir düzenleme veya takvim bulunmadığını ancak gelecekte kaçınılmaz alternatiflerin masaya geleceğini aktardı:"Vatandaş açısından hesap çok basit. Benzin ve motorin pahalandıkça kilometre maliyeti yükseliyor, elektrikli otomobil daha cazip hale geliyor. Ancak Hazine açısından hesabın başka bir tarafı var. Akaryakıt tüketimi azaldığında yalnızca petrol tüketimi azalmıyor; devletin en önemli dolaylı vergi kaynaklarından biri de küçülüyor."
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Nisan 2026 projeksiyonlarıyla şarj ağını ve araç dağılımını yakından izlemeyi sürdürürken, halka açık dolum noktalarında serbestçe belirlenen TL/kWh fiyatlarının içerisinde mevcut pay, fon ve vergiler yer almaya devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda kaybın telafisi amacıyla şarj istasyonlarına özgü ayrı vergi tarifeleri, yıllık motorlu taşıtlar vergisinin sil baştan kurgulanması ya da doğrudan katedilen kilometreye dayalı yol kullanım harçları gibi yeni mekanizmaların tartışılması bekleniyor.





